Page 74 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 74

tarih çevresi

rütmeye teşvik ettiğini ve bunun sonucunda da tarımın icat edildiğini savunur
(Price&Bar-Yosef, 2011).

      “Marjinal Habitat Hipotezi”, Pleistosen sonunda meydana gelen iklim değişik-
liğinin, kaynaklar açısından zengin alanların fazlalaşmasını sağladığını ve bunun
insan popülasyonunun yerleşik hayata geçişini hızlandırdığını ileri sürmektedir.
Dünya genelinde nüfusun artması ile birlikte insanlar, bitki yetiştirmeye elverişli
olmayan alanları dahi kullanmak zorunda kaldılar. Bu nedenle gıda üretebilmek
için ekinlere ve toprağın yönetimine ilişkin bir takım uygulamaları hayata geçir-
mek zorunlu hale gelmişti (Sadowski, 2017).

      “Birlikte Evrim Hipotezi”, gıda üretiminin insanlarla doğa arasındaki doğal
bir simbiyotik ilişkinin sonucunda gerçekleştiğini öne sürer. Buna göre insanlar,
bitkileri bilinçli olarak seçmemişlerdir; yaşanılan bölgenin florasına bağlı olarak
en kolay ve en fazla verim alabilecekleri çeşitleri yetiştirmeyi tercih etmişlerdir
(Rindos vd., 1980).

      Yukarıda ele alınan teoriler, tarımın köklerine ilişkin açıklamaların sadece bir-
kaç örneğini oluşturmaktadır. Kavramların her biri, destekleyici ve karşıt argümanlar
sunmaktadır. İnsan yaşamıyla ilgili sınırlı bilgiler bulunması nedeniyle, mevcut yak-
laşımlardan hangisinin doğru olduğunu ve gerçeği ne ölçüde yansıttığını kesin olarak
söylemek mümkün değildir. Ancak her biri, tarımın icadının karmaşıklığını, insanla-
rın Neolitik Devrim yoluyla tarihte yeni bir sayfa açmalarına dair motivasyonlarının
kaynağını anlatmakta ve bunu nasıl başardıklarına ilişkin fikirler sunmaktadır.

                        BİTKİ EV İLLEŞTİ ME

      Bitkilerin evcilleştirilmesi Neolitik Devrim için belki de en önemli koşuldu.
Bu sağlanmadan, tarımsal üretim mümkün olamazdı. Belirli bitki türlerinin evcil-
leştirilmesine ilişkin genel bilgiler, yani bunların gerçekleştiği tarihler ve bölgeler
hakkında detaylı bilgi vermek oldukça zordur. Bilimsel yayınlar genellikle dünya-
nın belirli bölgeleriyle ilgili bitki evcilleştirme hakkında veriler sunar. Ancak ge-
riye dönüp baktığımızda, insan uygarlığının gelişiminde en önemli rolü oynayan
evcilleştirilmiş bitki türlerini tespit edebiliriz. Bu grup, ‘kurucu ürünler’ olarak
tanımlanan sekiz ürünü (siyez buğdayı, esmer buğday, arpa, mercimek, bezelye, no-
hut, acı fiğ ve keten tohumu) içerir (Zohary, Hopf ve Weiss 2012).

      Bitkilerin evcilleştirilmesinin Bereketli Hilal’de gerçekleştiği düşünülmekte-
dir. Bitki evcilleştirmeye ilişkin verileri kesin bir şekilde ortaya koymanın zor-
luğu, sürecin birbirinden farklı bölgelerde farklı zamanlarda gerçekleşmesinden
kaynaklanmaktadır. Sonuç olarak, belirli bir türün ilk evcilleştirilmesinin zamanı-
nı ve bölgesini tanımlamak çoğu zaman zordur.

                                                          73
   69   70   71   72   73   74   75   76   77   78   79