Page 73 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 73

tarih çevresi

sen’de meydana gelen iklim değişikliğinin Yakın Doğu’daki çöl alanlarının genişle-
mesine neden olduğunu ve bunun da insanları ve birçok fauna ve flora türünü bir
grup topluluğun küçük bir alanında kümelenmeye zorladığını iddia eden “Vaha Teo-
risi” bunlardan biridir. Bu teori, yenilebilir birçok bitki ve hayvan türünün bu şekilde
yoğunlaştığını, insanların bunlarla deneyler yapmaya başladığını ve böylece tarımın
ortaya çıktığını ileri sürmektedir. Bu en eski teorilerden biridir ve 1908’de Rapha-
el Pumpelly tarafından ortaya atılmıştır. Modern iklim araştırmaları bu varsayımları
doğrulasa da bu teorinin günümüzde pek destekçisi yoktur (Sadowski, 2017).

      “Hilly Flanks Teorisi” ise tarımın gelişmesinin, evrimsel uzmanlaşma eğili-
minin “mantıksal bir sonucu” olduğunu varsayar. Pleistosen sonunda avcı-topla-
yıcı topluluklar yerleştikleri bölgelerde yaşayan bitki ve hayvanlar hakkında daha
fazla bilgi edindiler. Bu teoriye göre insanlar, günümüz buğday ve arpasının ya-
bani atalarının sık yağış alan ve uygun sıcaklıklarla karakterize edilen bölgelerde
dağların yamaçlarında olağanüstü bir şekilde büyüdüklerini fark ettiler. Bitkiler
sulanmaya ihtiyaç duymadan hızla büyüdüler. Bununla birlikte günümüzde jeo-
morfoloji ve paleoklimatoloji alanında yapılan modern araştırmalar, bu teorinin
destekçileri ve savunucuları olan Robert Braidwood ve V. Gordon Childe tarafın-
dan ortaya atılan tezleri doğrulamamaktadır (Price&Bar-Yosef, 2011)..

      “Ziyafet Modeli Teorisi”, yukarıda bahsedilen iki teori gibi çevresel faktör-
lerle sıkı bir şekilde bağlantılı değildir ve tarımın gelişmesinde kilit rolü kültürel
faktörlere dayandırmaktadır. Bu teori, tarımın kökeninin ayrılmaz bir şekilde il-
kel insan toplumlarında iktidarın uygulanmasıyla ilişkili olduğu görüşünü benim-
seyen Bryan Hayden tarafından ortaya atılmıştır. Cemaat lideri, kendi cemaatinin
üyeleri için sistematik olarak ziyafetler düzenleyerek üstünlüğünü gösterişli bir
şekilde göstermekteydi ve bu da fazla miktarda yiyeceğin elde edilmesini gerek-
tirmekteydi. Bu teoriye göre, artan miktarlarda yiyecek ihtiyacı, toplayıcı toplu-
lukları bir şekilde gıda elde etmek için yeni bir strateji, yani üretimini icat etmeye
zorladı (Sadowski, 2017).

      “Evcilleştirme Teorisi”, insanların yiyecek elde etmek için avcı-toplayıcı
stratejisini terk ederek belirledikleri bölgelere yerleştiğini öne sürer. Yıllık veya
mevsimlik yerleşimler kurarak bölgede yaşayan türlerin bakımını yapabildiler.
Bu şekilde temel ihtiyaçlarını karşılamak için yiyecek elde ettiler. Bu yaşam tarzı
tarımın icadına yol açtı. Tarımın kökeni teorisi, diğerleri arasında Daniel Quinn
tarafından desteklenmektedir (Rindos vd., 1980).

      “Döküm Yığını Hipotezi”, insanların çöp yığınlarına atılan yenilebilir bitki
tohumlarının orada bulunan besin maddelerinin bolluğu nedeniyle nasıl sağlam
bitkilere dönüştüğünü gözlemlediklerinde, onların tarımı tesadüfen icat ettiğini
varsayar. Bu tesadüfi “ekinler”in zamanla insanları kasıtlı ve planlı faaliyetler yü-

                                                        72
   68   69   70   71   72   73   74   75   76   77   78