Page 77 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 77

tarih çevresi

       NE LİTİK DEV İMİN T PL MSAL S N LA

      Neolitik Devrim’in getirdiği sonuçlardan biri de ihtiyacın üzerinde üretim-
den kaynaklanan gıda fazlasıydı. Bu durum, tarımsal üretimin zorunlu kıldığı yer-
leşik hayat biçimi sayesinde çözülmesi çok da zor olmayan bir problemdi. Bunun-
la birlikte, avcı-toplayıcıların göçebe yaşam tarzını terk ederek yerleşik yaşam
tarzına geçmesi ile birlikte, insanların daha fazla çocuk sahibi olmasının da önü
açılmıştır. Göçebe yaşam tarzına bağlı zorluklar, avcı-toplayıcı topluluklardaki ka-
dınların yalnızca en az dört yıllık aralıklarla çocuk yetiştirebilmelerine, tarım top-
luluklarındaki kadınların ise iki yıllık aralıklarla çocuk yetiştirebilmesine imkân
tanımıştır (Diamond 1997).

      Yerleşik hayat, gebelik sürecinin daha sağlıklı bir şekilde geçmesini ve so-
nunda doğumun daha elverişli şartlarda gerçekleşmesine olanak tanımış, çocuk-
ların daha iyi şartlarda yetiştirilebilmesini sağlamıştır.

      Büyük toplulukların ortaya çıkması, nispeten küçük, eşitlikçi avcı-toplayıcı
gruplarda gerekli olmayan yeni bir organizasyona ihtiyaç duyulması anlamına ge-
liyordu. Devlet teşkilatının temelini oluşturan bu gelişme, karar almak ve toplu-
mu yönetmek üzere elit sınıfın ortaya çıkmasını da beraberinde getirdi. Kısacası
tarımın gelişmesi, sosyal sınıfların oluşmasına yol açtı. Bu sınıflar daha sonra gıda
üretimi, ürün imalatı, gıda ve zanaat ürünlerinin ticareti, topluluğun savunması
ve yönetimi gibi konularda özelleştiler.

      Neolitik Devrimin başlattığı sürecin sonucunda ilk şehirler ve ilk devlet teş-
kilatları kurulmuştur.

            NE LİTİK DEV İMİN T BBİ S N LA

      Neolitik Devrimin bir sonucu olarak kalabalıklaşan topluluklarda bulaşıcı ve
hızla yayılabilen enfeksiyon hastalıkları görülmeye başlanmıştır. İnsanların evcil-
leştirdikleri hayvanlarla temas halinde ve olumsuz hijyen koşullarında yaşamak
durumunda kalması, yoğun nüfuslu yerleşik toplumlarda yeni tür zoonotik has-
talıkların ortaya çıkmasına neden oldu. Artan nüfus yoğunluğu ile birlikte ticari
ilişkilerin gelişmesi, tüm topluluklar için ciddi tehdit oluşturan hastalıkların daha
kolay yayılmasına da ortam hazırladı. Medeniyetin gelişiminin bu aşamasında or-
taya çıkan zoonoz örnekleri; grip, çiçek hastalığı ve kızamık olarak sıralanabilir
(Karlen 1996).

      Hayvanları ilk evcilleştiren topluluklar, yeni hastalıklarla karşılaşmış ve
dolayısıyla hastalıklara karşı ilk bağışıklık kazanan topluluklar olmuşlardır. Bu
durum, kolonizasyon açısından büyük önem taşıyordu. Büyük keşifler dönemin-
de, Eski Dünya’da var olan birçok hastalığa karşı uzun süredir bağışık olan Avru-

                                                         76
   72   73   74   75   76   77   78   79   80   81   82