Page 76 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 76

tarih çevresi
Bab-ı Ali oraya sürer ya da kendileri oraya sığınırlar. İnançlarına sıkıca bağlı Türkler için de Üsküdar
toprağı kutsal bir yer sayılır.”72 Flandin’in seyahatnamesinde adeta sosyal bir kent haritalandırması yaptığı
söylenebilir. Tanzimat reformlarının daha az sızdığı İstanbul Anadolu yakası kervanların, hac rotasının
çıkış noktası olarak da bünyesinde Tanzimat öncesi geleneksel Osmanlı kültürel yapısını koruyan ve
reformlara rağmen sürekliliğini sağlayabilen bir yer olarak kalır. Nerval de bu konuda Flandin ile benzer
düşünceleri paylaşır: (Res. 7)

                        Resim 7: III. Ahmed Çeşmesi, Flandin, İstanbul, 77.

       Asyalı Üsküdar, eski Türk geleneklerini hala korumaktadır; Tanzimat giysileri, orada hemen hiç
       bilinmez; yeşil ya da beyaz sarıklar her an karşınıza çıkar; kısacası burası, Konstantinopolis’in
       Saint-Germen’inidir. (…) Üsküdar, Avrupa Türkiye’sinin çok geçmeden, Hristiyanların kurbanı
       olacağından kuşku duymadıkları için, Anadolu toprağında sakin bir mezara sahip olmak isteyen
       yaşlı Müslümanların sığınağıdır. Onlar, Boğaziçi’nin iki imparatorluğu ve dini birbirinden
       ayıracağını ve sonra, Asya’da tam bir güvenlik içinde olacaklarını düşünmektedirler.73

       Tanzimat Fermanı’nın ilanı konusunda Nerval’i rahatsız eden bir diğer nokta, Batı modernleşmesinin
organik bir biçimde değil de kısa sürede aniden topluma empoze edilmeye çalışılmasıdır; üstelik bu durum
hayalini kurduğu Doğu dünyasıyla çelişen bir gelişmedir. Yine de modernleşmenin Fransa temelli yapılıyor
oluşu seyyahı memnun eder; bir Fransız olarak bundan gurur duyduğu açıktır. Duyduğu memnuniyeti
İngiltere ve Fransa’nın özgürlükçü yapısı ve insan hakları söylemleri üzerinden dile getirir. Örneğin,

72 Flandin, İstanbul, 118.
73 Nerval, Doğu’da Seyahat, 610.

                                                               75
   71   72   73   74   75   76   77   78   79   80   81