Page 78 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 78

tarih çevresi

taktıklarına da değinen Nerval, sınıfsal farklılıkları belirten bu giyim tarzının her şeye rağmen Tanzimat’ın
iyimserliğine gölge düşürmemesini ister: (Res. 8)

               Her ırkı birbirinden ayırt eden bu başlıklara bakıp da Türkiye’nin

               eskiden olduğu kadar bir eşitsizlik ülkesi olduğuna inanmamak

               gerekir. Eskiden başlıklar gibi pabuçlar da ülkede oturan her bir

               insanın dinini belirtiyordu. Sadece Türkler sarı çizme ya da pabuç

               giyebiliyordu; Ermenilerinki kırmızı, Rumlarınki mavi,

               Yahudilerinki siyahtı. Parlak ve süslü giysiler de ancak,

               Müslümanların giyebileceği şeylerdi. Bu farklar, evlerde de

               görülüyordu; Türklerin evleri canlı renklerle ayırt ediliyordu.

               Ötekilerininki ancak farklı koyu renklerle badana edilebilirdi. Ama

               bugün bunlar değişmiş: İmparatorluğun bütün uyrukları,

               Tanzimat’ın öngördüğü Avrupai denebilecek her elbiseyi ve bir

               bölümü, gök mavisi bir saç havası verecek kadar ipek saçaklarla

               kaplı bir kırmızı fes giyebiliyor. (…) Cilalı çizmeler de her ırktan

Resim 8: Galata Sokağı, Flandin, kibarlar, yani çelebiler söz konusu olduğunda, ayakkabıların

İstanbul, 52.  ortaya çıkardığı eski eşitsizliği ortadan kaldırmış. Ne var ki,

               bağnazlığın, Müslümanlarda olduğundan çok, reayada daha da

dirençli olarak görüldüğünü de dikkate almak gerekir. Alışkanlık ya da yoksulluk, bir bakıma, ırkları

sınıflandıran eski giysilerin kullanımına devam edilmesine yol açıyor.78

       Tanzimat’a karşı tüm iyimserliğine rağmen Nerval, henüz yolculuğa çıkmadan Paris’te hayallerini
süsleyen “Doğu” imgelerine dair ihtişamlı detaylarda boğulmak ister. Bunu göremediği zamanlarda ise suçu
“uygar Avrupa’ya” artar: “Zaman geçip gitmişti ve eski Doğu’nun dillere destan hareketsizliği, uygarlığın
itişiyle tedirginleşmişti” der. Öyle ki Tanzimat kimi zamanlar Nerval için “Osmanlıya fes giydiren ve onu
boğazına kadar ilikli bir redingot içine hapseden” bir uygulamaydı.79 Nerval ve Flandin’i Tanzimat’ın
“yapmacıklığına” inandıran temel fikirler, esasen Osmanlı İmparatorluğu’nun Fransa’nın 1789 Devrimi’nden
1848 Devrimi’ne kadar geçen sürede yaşadığı deneyimleri yaşamamasından kaynaklanır. Üstelik Osmanlı
İmparatorluğu’nun devlet yapısı, Fransa’dan oldukça farklıdır ve bir Avrupa emperyal gücünde yaşanan siyasi
dalgalanmaları anlayabilecek aristokrat ve burjuva sınıfından da yoksundur. Osmanlı İmparatorluğu, ancak
Sanayi Devrimi ve Fransız Devrimi’nin gelişine kadar devlet yapısını ayakta tutabilecek temellere sahiptir.80

78 Nerval, Doğu’da Seyahat, 562.
79 Nerval, Doğu’da Seyahat, 577.

                                                               77
   73   74   75   76   77   78   79   80   81   82   83