Page 55 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 55
tarih çevresi
Kızlarının evliliği konusunda oldukça hassas olan Hz. Peygamber diğer kızı Rukiyye’yi Hz. Osman ile
evlendirdi. Hz. Osman Mekke’nin tanınmış soylarından Ümeyyeoğullarındandı. Özellikle güzel ahlakı ile
tanınan varlıklı bir insandı. Evlendiğinde Müslümandı. Hz. Peygamber onun kızına karşı davranışlarından o
kadar memnun olmuştu ki Rukiyye’nin erken yaşta vefatının ardından Ümmü Külsûm’un da onunla
evlenmesinden memnuniyet duydu. En küçük kızı Fatıma’yı ise amcası Ebu Talib’in maddi durumunun sıkıntılı
olması sebebiyle küçük yaşlarda evine aldığı oğlu Hz. Ali ile evlendirdi. Hz. Ali henüz çocukken Müslüman
olmuş, Hz. Peygamber’e sadakati çok derin bir insandı. İfade edilenlere göre Medine’ye hicretin sonrasında
gerçekleşen evlilik Hz. Peygamber’i çok mutlu etmiştir. Kızının evine sık sık gider, onu evliyken de sever,
öper, sıkıntılarını paylaşır, aile mutluluğu için elinden geleni yapardı. Hz. Peygamber çocuklarına verdiği değeri
onların evlilik döneminde de sürdürmüştür. Damatlarını seçerken dikkatli davranmış, evliyken de kızlarıyla
yakından ilgilenmeye çalışmıştır. Geleneklere göre damatlarının yapabileceği ikinci bir evliliğe ise razı
olmamıştır (Ayar, 2007). Hz. Peygamber’in ailesi kadınlardan oluşmaktaydı. Onun eşine yaklaşımında olduğu
gibi kızlarına yaklaşımı da insani değerler ve ilişkiler açısından dikkat çekicidir. Hakkındaki bilgiler kız
çocuklarını dönemin değer yargılarından çok uzak tuttuğu, sevgi ve ilgi açısından çokça desteklediği, onların
da eşlerinden değer görmeleri için gözettiği şeklindedir. Günümüze kadar sürekli devam etmekte olan aile
içinde kadın ve kız çocuklarına yönelik sorunlar karşısında Hz. Peygamber’in gösterdiği tavır oldukça dikkat
çekicidir. O, Müslümanları kadınlara karşı anlayışlı olmaları konusunda sürekli uyarmıştır. “Sizin en hayırlınız
ailesine karşı en iyi olanınızdır, ben de aileme karşı en iyi olanınızım” (Tirmizî, Menâkıb, 63) buyurarak aile
içi ilişkilerde kendisini örnek almalarını istemiştir.
Hz. Peygamber Hz. Hatice’nin vefatından sonra farklı evlilikler yapmıştır. Onun Medine dönemindeki
hayatı çok eşli geçmiştir. Yaptığı evliliklerin önemli bir kısmı siyasi-İslami sebeplere dayanmaktadır (Soysaldı,
2009). Eşleri içerisinde bekâr olarak evlendiği tek eşi ise Hz. Aişe’dir. Hz. Aişe oldukça zeki genç bir kadındır.
Bu sebeple Hz. Peygamber’den en çok hadis rivayet edenler arasındadır. Onun neredeyse her davranışını takip
etmiş, eşinin vefatından sonra sahabenin İslami ilimlere dair birçok sorusuna Hz. Peygamber’den edindiği
bilgiler doğrultusunda cevap vermiştir. Hz. Peygamber’in kadınlara bakışını ve onlarla iletişimini Hz. Aişe’nin
hayatında ve onun ifadelerinde de görmek mümkündür.
Hz. Peygamberin en önemli misyonu toplumdaki olumsuz gelenekleri yıkarak İslam anlayışına dayalı
yeni toplum düzenini oluşturmaktı. Bu sebeple değiştirilmesi ve düzeltilmesi geren birçok konuda önce kendisi
veya yakın akrabası bunları uygulamak durumundaydı. Hz. Peygamber kadınlar ile ilgili toplumdaki değer
yargılarını değiştirmek için kendi aile ilişkileri ile örnek olmaya önem vermiş ayrıca insanları bu konuda
uyarmaya dikkat etmiştir. Hz. Âişe’ye sevgisini toplum içinde rahatça ifade etmesi, eşinin kendisine yaptığı
eleştirileri dikkate alması, İslam hukuku ve tefsire ait konularda insanlara “Dininizin yarısını şu Humeyrâ’dan
alınız” (İbn Manzûr, 1994) diyerek onu ilimde otorite olarak göstermesi oldukça önemli davranışlardır. O,
insanların Âişe’ye saygı duyması ve sözünün dinlenmesi için gerekli ortamı oluşturmuş, insanlarda cinsiyetin
54

