Page 50 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 50
tarih çevresi
getirilmiştir. Yine de bu görevleri kadınların kesinlikle yapamayacağı belirtilmemektedir. Erkeklerin “neden
biz yapmak zorundayız kadınlara da zorunlu olmalıydı” dememesi gerektiği gibi kadınlar da kendilerine zorunlu
tutulmayan bu ibadetlerin erkekler için zorunlu olmasından dolayı rahatsızlık duymamalıdır. Kadınların çocuk
dünyaya getirmeleri bir yandan zahmeti bir durum olsa da kız veya erkek tüm insanların anne karnında
şekillenmesi çok özel ve değerli bir süreçtir. Bu özelliğin kadına verilmiş olması da kadını farklı bir yönden
üstün ve ayrıcalıklı kılmaktadır.
Konu cinsiyete dönük farklı özellikler olarak düşünülebileceği gibi birey olarak da değerlendirilebilir.
Allah kullarını bireysel olarak farklı yeteneklerle yarattığı gibi, çeşitli şekillerde nimetlendirmiş de olabilir.
İnsanlar kendilerini yetiştirerek bir işte daha başarılı hale gelebilirler. İnsana düşen cinsiyet gözetmeksizin o
kişiye saygı durmak ve işi ehline vermektir. Ne kadınlar erkeklere ne de erkekler kadınlara cinsiyetleri, farklı
becerileri veya konumları sebebiyle olumsuz bakmalıdır. Çünkü ayette ifade edilene göre herkesin mücadelesi
bireyseldir ve herkes çalıştığının karşılığını alacaktır. İnsanlar bireyleri kendilerine has özellikleri ile
değerlendirmeli, birbirlerinin haklarını gözetmelidir. Mü’minler birbirlerini çekememek yerine arzu ettikleri
konuma kendi mücadeleleri ile gelmeye çalışmalıdır. Birbirlerini rakip görmek yerine kendilerini yetiştirme
gayreti içinde olmalıdır.
“İster erkek ister kadın olsun, kim mü’min olarak sâlih ameller işlerse, işte onlar cennete girecek ve
hurma çekirdeğinin küçücük oyuğu kadar bile haksızlığa uğramayacaklardır.” (Nisâ 4:124)
şeklindeki başka bir ayet de aynı konuyu açıklamaktadır. Erkek ve kadın mü’minler faydalı davranışlar
gerçekleştirmeye yönlendirilmektedir ve yaptıkları davranışların tek tek değerlendirileceği, gösterdikleri
çabaların hiçbirinin boşa gitmeyeceği belirtilmektedir.
Kur’an’da bireysel çaba, Allah’ın takdiri ve nimeti ile toplumsal üstünlük anlamında kadına yönelik en
üst örnek olarak Hz. Meryem’den söz etmiştik. Diğer önemli bir örnek ise “Belkıs” olarak bilinen, ayette “Sebe
Melikesi” olarak ifade edilen bir kadın hükümdar ile ilgilidir. Nebe sûresinde onunla ilgili ayetlerin bir kısmı
aşağıdaki şekildedir:
“Çok geçmeden hüdhüd gelip (Süleyman’a) dedi ki: “Ben, senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sebe’
halkından sana kesin bir bilgi getirdim.”
“Onları bir kadın hükümdarın yönettiğini gördüm; kendisine her imkân verilmiş; bir de muhteşem tahtı
var.
Ancak onun ve halkının Allah’ı bırakıp güneşe taptıklarını da gördüm. Şeytan onlara yaptıklarını güzel
göstermiş, böylece onları yoldan alıkoymuş; bu yüzden doğru yolu bulamıyorlar
(Şeytan bunu) göklerde ve yerde gizli olanı açığa çıkaran, gizlediğinizi ve açıkladığınızı bilen Allah’a
secde etmesinler, diye yapmış.
49

