Page 51 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 51

tarih çevresi

       Oysa büyük arşın sahibi olan Allah’tan başka tanrı yoktur.”

       Süleyman da, “Doğru mu söylüyorsun yoksa yalancılardan biri misin, göreceğiz.

       Şu mektubumu götür, önlerine bırak, sonra onların yanından çekil de ne sonuca varacaklarına bak.”

       Sebe melikesi (adamlarına) şöyle dedi: “Beyler! Bana çok önemli bir mektup gönderilmiş!

       Mektup Süleyman’dan gelmekte, rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla başlamaktadır;

       ‘Bana üstünlük taslamayın, gelip bana teslim olun’ denilmektedir.”

       Kraliçe şöyle dedi: “Efendiler! İçinde bulunduğum durum hakkında bana görüşünüzü açıklayın. Sizin
görüşünüzü almadan asla bir işe kesin karar vermem.”

       Şu cevabı verdiler: “Biz güçlüyüz, zorlu savaşçılarız, yine de yetki senindir; artık ne buyuracağını sen
düşün.”

       Kraliçe şöyle dedi: “Krallar bir ülkeye girdiler mi, oranın altını üstüne getirirler ve halkının ulularını
aşağılanmış duruma düşürürler. Bunlar da öyle yapacaklardır.

       Ben bunlara bir hediye göndereceğim, sonra bakacağım elçiler ne ile dönecekler?...” (Neml 27:22-35)

       Ayetlerde bildirilene göre Sebe, refah içerisinde yaşayan, iyi bir yönetime sahip olan bir devlettir. Ancak
halkı güneşe tapmaktadır. Kraliçe ve halkı ile ilgili eleştirilen kısım da burasıdır. Melike, döneminde büyük bir
güce sahip olan Süleyman Peygamber’den mektup alınca konuyu danışma kuruluyla değerlendirir. Kraliçe
devlet yönetiminde karar alırken danışma kurulunda görüşmeyi usul edinmiştir. Bununla birlikte kurulda
bulunanlar ona tam bir itaat içindedir. “Sen dilediğin şekilde bize emret, biz yapalım” anlamında cevap verirken
bir yandan da savaşabileceklerini ifade etmektedir. Melike bunun üzerine kanaatini belirtir. Halkını bu güç
karşısında tehlikeye atmak istemez. En azından karşısındaki hükümdarı tanımak, niyetini ve gücünü anlamak
için Hz. Süleyman ile olumlu bir iletişim kurmayı tercih eder. Devam eden ayetlerde Melike’nin Hz. Süleyman
ile görüştüğü ve onun daveti üzerine düşünerek, değerlendirerek Müslüman olmaya karar verdiği ifade
edilmektedir (Neml 27:44). Burada söz konusu kadın hükümdar başlangıçta güneşe taptığı için eleştirmiştir.
Ancak yönetim anlayışının tutarlılığı, halkına karşı sorumluluk duygusunun güçlülüğü, istişareye önem vermesi
ve kurulu ile istişare etmiş olması, Hz. Süleyman’ı dinlemiş ve sağlıklı bir karara varmış olması açılarından
olumlu bir idareci olarak tanıtılmıştır. Kur’an’da tanıtılan Belkıs, toplumda güçlü, akıllı ve etkin bir kadın
modelidir.

       İslam’a göre insan Allah’ın yasakladığı bir konuda yaptığı her davranıştan kendisi sorumludur.
Başkalarının yönlendirmesi veya sorumluluğu üzerine aldığını belirtmesi durumu daha farklı kılmaz. Saffât
sûresinde çevresindekileri suça sürükleyenler ve onlara tabi olanlar şöyle anlatılmaktadır:

       “Biri diğerine yönelir, karşılıklı birbirini sorumlu tutup suçlarlar.

                                                               50
   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55   56