Page 47 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 47

tarih çevresi

       “İmrân kızı Meryem’i de (misal vermiştir): O iffetini çok iyi korumuştu, biz de ona ruhumuzdan üfledik;
o, rabbinin sözlerini ve kitaplarını hep tasdik etti ve o içtenlikle itaat edenlerdendi.” (Tahrîm 66:10-12)

       Hz. Meryem bir kadın figür olarak Hristiyanlıkta ve İslamiyet’te özel bir statüye sahiptir. Saygınlığı
cihanşümul bir mahiyet taşımakla birlikte insanlar onu sıra dışı kabul ettiklerinden tarih boyunca bir kadın
örneği olarak değerlendirmeyi tercih etmemişlerdir. Tarihte iz bırakmış kadın hükümdarlar için de aynı durumun
geçerli olduğu görülmektedir. Bu kadınlar özel kişilikler olarak kabul edilip tarihe mal edilmekten öteye
geçememiş, toplumda kadın algısına katkı yapabileceği, düşüncelerden uzak tutulmaya çalışılmıştır. Oysaki
Kur’an’da Hz. Peygamber’den söz edilirken dahi onun insanlara örnek olduğu belirtilmektedir. Onun insanüstü
vasıflarla kutsanmasının önüne bu ayetler geçmektedir. Konuyla ilgili ayette:

       “İçinizden Allah’ın lutfuna ve âhiret gününe umut bağlayanlar, Allah’ı çokça ananlar için hiç şüphe yok
ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır” (Ahzâb 33:21) buyrulmaktadır.

       Hz. Meryem’in tarih boyunca toplumlarda kadın algısına karşı Kur’an’daki örnekliği esasında anne
karnından başlatılmaktadır:

       “Bir zamanlar İmrân’ın karısı şöyle demişti: “Rabbim! Karnımdakini kayıtsız şartsız sana adadım, benden
kabul buyur; kuşkusuz sensin her şeyi işiten, her şeyi bilen.” Onu doğurunca dedi ki: “Rabbim! Onu kız
doğurdum. -Oysa Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilmektedir- erkek de kız gibi değildir. Ben onun adını
Meryem koydum, işte ben onu ve soyunu kovulmuş şeytana karşı senin korumana bırakıyorum.” (Âl-i İmrân
3:35-36)

       Meryem’in annesi doğacak çocuğunun mabette yetişmesini ve din adamı olmasını planladığında bebeği
henüz karnındadır ve cinsiyetini erkek olarak düşünmektedir. Bu şekilde onu Rabbine adar. Ancak çocuk kız
olarak doğunca toplumun kadın algısı burada devreye girer ve anne, bir yargı belirtir: “Erkek kız gibi değildir”
der. Bu sözün ayette belirtilmesi dikkat çekicidir. Çünkü aynı ayette Allah “oysa onun ne doğurduğunu Allah
daha iyi bilmektedir” buyurur. Olayların gelişiminde Meryem mabede alınır, aynı zamanda toplumda saygınlığı
gün geçtikçe artar. Hz. Meryem’in mucizevi bir şekilde çocuğu dünyaya gelene kadar yaşadığı süreç dahi
annesinin bebeğin kız olması ile ilgili endişelerini bitirecek şekilde gelişmiştir. Sonrası ise daha dikkat çekicidir.
Meryem, babası olmaksızın İsa Peygamber’i dünyaya getirir. Tarihten günümüze uygulama çocuğun babasının
soy ismini alması şeklindedir. Buna rağmen Hz. İsa doğduğu andan itibaren “Meryem oğlu İsa” olarak
anılacaktır. Kur’an’da birçok ayette de Hz. İsa bu şekilde anılır. Meryem kadındır fakat mabede girebilmiştir.
Meryem kadındır ve tek başına “namus” problemini aşarak çocuk dünyaya getirebilmiştir, Meryem kadındır
ve bir peygamber olan oğlu onun ismiyle anılmıştır, Meryem kadındır ve o tarih boyunca büyük bir saygıyla
anılmıştır. Bütün bu özellikler annesinin “o bir kız” sözünü söylerken duyduğu endişe karşısında “Allah onun
ne doğurduğunu daha iyi bilmektedir” ayetinde gizlenmiş gibidir.

       Toplumun etkisi altında kalmadan inancını seçen ve inancı sebebiyle önüne getirilen tüm zorluklara

                                                               46
   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52