Page 60 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 60
tarih çevresi
gerçekleşmiştir. Hz. Peygamber İslam toplumunda kadınların haklarını korumaya yönelik pek çok kararı
uygulamaya koymuş, bu konuda hem kendisi örnek olmuş hem de erkekleri farklı vesilelerle uyarmıştır.
Böylelikle Müslüman devletlerde kadınların hakları çok erken bir dönemden itibaren “İslam hukuku”
kapsamında garanti altına alınmıştır.
Hz. Peygamber vefat etmeden önce kalabalık bir Müslüman topluluğu ile birlikte hac ibadetini
gerçekleştirmiş, bu ibadet sırasında Müslümanlara “Veda Hutbesi” olarak bilinen konuşması ile son uyarılarını
yapmıştır. Veda hutbesinde özellikle dikkat çeken hatırlatması:
“Ey Mü’minler! Size iki emanet bırakıyorum ki onlara sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiçbir zaman
şaşırmazsınız. Bu emanetler Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim ve Peygamber’in sünnetidir”
şeklindeki ifadeleridir. İslam, Hz. Peygamber henüz hayattayken Mekke ve Medine dışında yayılmaya
başlamış, onun vefatının ardından kısa bir süre içinde Asya, Afrika ve Avrupa gibi geniş bir coğrafyada etkisini
göstermiştir. Böylelikle farklı kültürlere sahip birçok millet İslam’la tanışmıştır. Dinin getirdiği toplumsal
yenilikler bu milletler tarafından benimsenmiş ancak sosyal konularda yer yer gelenekler bağlamında farklı
uygulamalar da geliştirilmiştir. Kadın konusu ise küresel ölçekte hassasiyetini koruyan, çözülmesi gereken
sorunları ile birlikte günümüze kadar gelen önemli bir gündem olarak karşımızda durmaya devam etmektedir.
Bununla birlikte Müslüman toplumlardaki yerel kültürlerin etkisiyle ortaya çıkan kadına dair sorunların hiçbir
zaman diğer egemen medeniyetlerdeki kadar sancılı olmadığını ifade etmek gerekmektedir. Tarih boyunca
İslam toplumlarında kadının can ve mal güvenliği özellikle devletler nezdinde koruma altına alınmıştır. Ancak
gelinen nokta yeterli değildir. Günümüz İslam dünyasında konunun tekrar tekrar gündeme getirilerek kadına
yönelik geleneksel ve keyfi yaklaşımların ortadan kaldırılması ve sorunların giderilmesi için çok daha fazla
çaba sarf edilmesi gerektiği muhakkaktır. Sorun bununla da çözülmeyecektir. Müslümanların dünyada alternatif
bir toplum örneği oluşturmak ve insanlığa sunmak gibi bir misyonu da olmalıdır. Günümüz dünyasının kadın
ve erkeğe birey olarak değer veren, insani hassasiyetleri koruyan, adil ve dengeli bir toplum modeline ihtiyaç
duyduğu aşikârdır. Bunu gerçekleştirmek için elimizde yol gösterici sağlam iki kaynak daima mevcut olacaktır.
59

