Page 59 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 59
tarih çevresi
bireysel olarak sözleşmeye katılmışlardır. Bu yönüyle biat, günümüzde kadınların seçimlerde oy kullanmasına
eşdeğer bir anlamda düşünülebilir. Biat sadece kadınlar ile ilgili değil erkekler açısından da oldukça önemli bir
hadisedir. İnsanların yöneticisini onaylama davranışı Hz. Peygamber ile birlikte gerçekleşen, siyasi anlamda
önemli bir gelişmişlik göstergesidir. Bu aynı zamanda İslam toplumda bireylerin öneminin ve toplumsal
konularda belirleyici konumda olmalarının da göstergesidir.
Kur’an ayetleri ve Hz. Peygamber’in uygulamalarıyla idealize edilen İslam toplumu kavramı:
“Söz ve davranışlarında kulluk bilinciyle hareket eden, bireysel görüş bildirebilen, hak ve görevlerini
cinsiyet temellerine göre değil takva ve liyakat üzere gerçekleştiren, toplumda düzen, adalet ve huzur ortamı
oluşturmayı hedef edinen kadın ve erkeklerden oluşan bireyler topluluğu”
ifadesinde yerini bulmaktadır.
SONUÇ
Kur’an’da kadın ve erkeğin Allah nezdindeki konumu açıkça belirtilmiş, “iki cins olarak yaratılmış insan”
olmalarından başka aralarında hiçbir fark gözetilmediği vurgulanmıştır. İnsanların dünya hayatındaki en büyük
sorumluluğu (Asr sûresinde de belirtildiği gibi) rabbini tanımak, salih amel işlemek ve insanlara güzel
davranışları tavsiye etmek olarak özetlenmektedir. Karşılığında verilecek mükâfat ve cezanın da yine cinsiyete
bağlı değil, kul olmakla alakalı olarak belirlendiği ifade edilmiştir. Her iki cinse hitap edilen ayetlerde bireysel
ve toplumsal görevler vurgulanmış, özellikle toplumda iyiliği yaymak ve güzel işlerde yardımlaşmak konusu
öne çıkarılmıştır. İnsanın birey olarak kendinden sorumlu olduğu ve çalışana çalıştığının karşılığının eksiksiz
verileceği belirtilmiştir. Kur’an’da yer alan kadın örnekleri de bu açıdan oldukça önemlidir. Toplumda farklı
konumlarda bulunan, bireysel karar verebilen, inancını yaşamak açısından güçlü duran, vizyon sahibi olan
kadınlar övülmüş, düşünemeyen, sağlıklı karar veremeyen, zalimlerle birlikte hareket eden kadın ve erkek
örneklerine de değinilerek bu şekildeki davranışlar kınanmıştır.
Hz. Peygamber’in davetinin de benzer şekilde gerçekleştiği görülmektedir. Kendisine inanan kadınlar
olduğu gibi inanmayan, karşı çıkanlar da olmuştur. O davetini cinsiyet gözetmeksizin gerçekleştirmiştir. Bu
dönemde toplum baskısına rağmen birey olarak kendi tercihini yapmayı başaran ve İslam’ı seçen kadınlar
kararlarının arkasında durma konusunda da büyük bir titizlik göstermişlerdir. Bu kadınlar aynı zamanda Hz.
Peygamber’e biat ederek İslam’ın onlardan beklediği şekilde davranacaklarına ve daima onun yanında
olacaklarına dair söz vermişlerdir. Hz. Peygamber’in İslam’ı kabul eden erkekler ve kadınlardan biat alması
siyasi hayata dâhil olma konusunda bireyin toplumdaki yeri ve önemini açıkça ortaya koymaktadır. Hz.
Peygamber’in kadınlara yönelik uygulamaları; onların kendilerini önemsemelerine ve onurlarını korumalarına
destek olmak, düşüncelerini rahatça ifade etmelerini teşvik etmek, bilgi ve uzmanlık alanlarına saygı duymak,
eğitimden yararlanmalarını sağlamak ve sosyal hayata katılmaları için güvenli ortamlar oluşturmak şeklinde
58

