Page 22 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 22
tarih çevresi
Devrim’den TOGG’a Türkiye’nin Otomobil Yolculuğu*
Doç. Dr. Süleyman AŞIK**
Doç. Dr. Fahrettin TEPEALTI****
Giriş
Sanayi İnkılâbı ile dünyada değişim ve dönüşümün hızı her geçen sene artmaktadır. Teknik bilginin insan
hayatının merkezinde kendini hissettirdiği alanların başında ulaşım gelmektedir. İnsanların eskiye göre bulun-
dukları yerlerden çok daha uzaklara gitmelerinde ulaşım araçları büyük bir öneme sahiptir. Bunlar arasında
otomobilin ayrı bir önemi vardır. Zira standart yapıdaki kişi ve/veya aileler için ideal bir binek türüdür.
Dünya tarihine bakıldığında, Avrupa devletleri ile Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) otomobilin
geliştirilmesinde ve piyasada yaygınlaşmasında başat rol üstlendikleri görülmektedir.1 Osmanlı Devleti’ne ba-
kıldığında ise, otomobilin ithal bir ürün olduğu görülmektedir. Özellikle II. Meşrutiyet’in ilanının ardından oto-
mobiller İstanbul’da daha fazla görünür olmuştur. Bu dönemde aynı zamanda askerî otomobiller de temin
edilmiştir.2 Askerî araçlar bilhassa Millî Mücadele sürecinde ordunun ihtiyaçları kapsamında önemli bir işlev
görmüştür.3 Bu dönemde, Mustafa Kemal Paşa, 9. Ordu Müfettişi olarak görevlendirildiği Anadolu’da kendisine
tahsis edilen otomobili istifa etmesine rağmen geri vermemiş, bu aracın prestijinden ve halk üzerinde bıraktığı
etkileyici tesirinden istifade etmiştir.4 Bu da bir otomobilin, eski dönemlerden beri, otomobil olmasının çok
ötesinde bir anlam taşıdığının somut bir örneğidir.
Savaş döneminin bitip barış görüşmelerinin yapıldığı 1923 yılında İzmir’de düzenlenen I. Türkiye İktisat
Kongresi’nde yeni dönemin planlaması yapılırken, Mustafa Kemal Paşa da yaptığı konuşmada, ekonominin
önemini vurgularken, “Siyasi, askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırıl-
mazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner” demiş ve gelişmişlik ile yol-otomobil
bağlantısını şu sözlerle kurmuştur: “(…) Memleketimizi bundan başka şimendifer ile ve üzerinde otomobiller
çalışır şoselerle şebeke haline getirmek mecburiyetindeyiz. Çünkü garbın ve cihanın vesaiti bunlar oldukça,
şimendiferler oldukça bunlara karşı merkepler ve kağnı ile ve tabiî yollar üzerinde müsabakaya çıkışmanın
* Bu makale, Türk Tarih Kurumu (TTK) tarafından 2024 yılında yayımlanan Türkiye İktisat Kongresi Bildiriler Kitabı’ndaki tam metnin gözden
geçirilmiş ve genişletilmiş halidir.
** İzmir Bakırçay Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü, suleyman.asik@bakircay.edu.tr
*** *İzmir Bakırçay Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü, fahrettin.tepealti@bakircay.edu.tr
1 https://www.thoughtco.com/history-of-steam-powered-cars-4066248 son erişim tarihi: 24.01.2023.
2 Ahmet Azcanlı, Türk Otomotiv Sanayinin Tarihsel Gelişimi, Otomotiv Sanayi Derneği, İstanbul 1995, s. 43-44.
3 Türk İstiklal Harbi, C: 7, Genelkurmay Basımevi, Ankara 1975, s. 193.
4 Mustafa Yeni, Osmanlı İmparatorluğu’nda Motorlu Kara Taşıtları (1890-1922), Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Ya-
yımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2011, s. 157.
21

