Page 25 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 25
tarih çevresi
kısa bir zaman geçtikten sonra o sanayinin çok inkişaf ettiği ve pekâlâ ‘olamaz’ denilen şeyin çok iyi yapılmış
olduğu görülür”17 demiştir. Motor Fabrikaları yöneticilerinden Gültekin Soytekin de bu alana vakit kaybedil-
meden girilmesi gerektiğini belirterek, “Bugün olmaz, yarın olmaz teranesiyle kendimizi uykuya kaptırmanın
manası yoktur” ifadesini kullanmıştır. Bunun yanı sıra, birkaç yıl içerisinde asgari yüzde 50 döviz tasarrufu
sağlayacak bir oto sanayi kurulabileceğini ve böylelikle yedek parça alanındaki ithalatın asgari bir düzeye in-
dirilebileceğini söylemiştir. Üretim konusunda bir de öneri sunan Soytekin, başlangıçta tek tip bir otomobil
modeli benimsenmesi durumunda bütün imalatın tek tip olacağını ve bunun da faydalar sağlayacağını belirt-
miştir.18
İthalatçı ve sanayicilerin yaklaşımlarına bakıldığında bariz bir fark görülmektedir. İthalatçılar yerli üre-
timin “olabilirliğini” mümkün görmezken, sanayicilerin çok daha pozitif ve istekli oldukları görülmektedir.
Bunda, ithalatçıların gelirlerinin düşecek, sanayicilerin ise artacak olmasının etkisinden söz edilebilir.
İşin ticari olarak mutfağındaki kesimlerin karşılıklı fikirlerini ifade ettikleri bu ortamda Yüksek Mühendis
Selahattin Beler bir yazı kaleme almıştır. Otomobil sanayisinin kurulmasının son derece önemli olduğunun
altını çizen Beler, yurtdışından getirilecek aksamın yüzde beş olacağını belirtmiştir. Üretimin tek bir modelle
başlaması ve küçük ebatta ve düşük olması gerektiğini söylemiştir. Beler’e göre her şeyin planlandığı gibi git-
mesi halinde on sene sonra 117 kişiye bir otomobil düşecektir.19 Beler’in verdiği bu sayı, o günün Türkiye’sinde
725 kişiye bir otomobil düştüğü göz önüne alınırsa son derece çarpıcı gözükmektedir.
Konunun enine boyuna tartışıldığı bu günlerde sürpriz bir brifing gerçekleşmiştir. Bilgisine başvurulan
isim İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Makine Fakültesi’nden Doç. Dr. Necmettin Erbakan’dır. Erbakan sadece
bir akademisyen değil aynı zamanda, 1956 yılında temelleri atılan Gümüş Motor fabrikasının ortaklarındandır.
4 Mart 1961 tarihindeki bakanlar kurulu toplantısında konu hakkında detaylı bir sunum yapan Erbakan, yerli
otomobil üretiminin önemli bir ihracat kalemi oluşturacağını ve topluma bir özgüven sağlayacağının altını çiz-
miştir. Kişi başına düşen otomobil sayısına da değinerek, mevcut sayının az olmasının bu işin zaruretini ortaya
koyduğunu izah etmiştir. Erbakan ortaya bir üretim modeli de koymuş ve devletin önce bir prototip yaptırmasını
ardından özel şirketlerin süreci devam ettirmesinin doğru olacağını söylemiştir. Türkiye’de her 725 kişiye bir
otomobil düşmesi üzerinden bir kıyaslama da yaparak, Brezilya’da kurulmuş otomobil sanayinin durumunu
tetkik ettikten sonra biraz ümitlendiğini belirtmiştir.20
Erbakan’ın sunumunun ardından bakanlar söz alarak konuyla ilgili düşüncelerini dile getirmişlerdir. Ör-
neğin, Millî Eğitim Bakanı Ahmet Tahtakılıç bu işin çok kolay olmadığını, teknik ve iktisadi bakımdan bazı
17 “Avrupa Ayarında Makas Yapıyoruz”, Yeni İstanbul, 10 Şubat 1961, s. 1, 5.
18 “Tek Tip Otomobil İçin Çalışalım”, Yeni İstanbul, 12 Şubat 1961, s. 1, 5.
19 Selahattin Beler, “Otomobil Sanayi Davamız”, Türkiye İktisat Gazetesi, 16 Şubat 1961, s. 5.
20 “Sanayi Bakanı Avrupa’ya Gidiyor”, Yeni İstanbul, 12 Mart 1961, s. 5.
24

