Page 62 - Layout 1
P. 62

tarih çevresi

                                                 hissetmişlerdir. İkinci önemli neden eyalet yöneticileri ile merkez
                                                 arasındaki hızlı haberleşme gereğidir. İslam coğrafyası geniş bir alana
                                                 yayılmıştı ve haberleşme ağının gereği gibi iyi bir şekilde kurulması
                                                 gerekiyordu. Bu tür haberleşme örgütlenmeleri Emeviler devrinde
                                                 başlamış Abbasiler döneminde başarıyla tamamlanmıştır. Böylece
                                                 postacılar yolculukları sırasında mesafeler, menzillerin konumları gibi
                                                 konuları kaleme alarak betimsel coğrafyanın temellerini atmışlardır.
                                                 846 yılında İbn Hurdazbih’in yazdığı Yollar ve Ülkeler adlı eser bu
                                                 konuda yazılmış eserlerin ilkidir. Bu eserde posta merkezleri ile
                                                 bunları birbirine bağlayan yollar tanıtılmış, güzergâhlar verilmiştir.

Memûn döneminde yapılan Dünya haritası

         Diplomatik ve ticari raporlarla da tasviri coğrafya gelişmiştir. Yabancı ülkelere giden diplomatlar ticari
amaçla görevli olanlar çeşitli raporlar tutmuşladır. Bunlara seyyahların seyahatnameleri de eklenmelidir.
Örneğin dönemin halifesi tarafından 921’de Orta Rusya’ya gönderilen İbn Faldan geri dönüşünde Risale adıyla
bir kitap kaleme almış ve dönemin Rusları hakkında ilginç bilgiler vermiştir.

         Hac görevini yerine getirmek için yapılan seyahatlerin yanında dönemin önemli bilim adamlarının ders
verdikleri şehirlere öğrenim görmek amacıyla yapılan seyahatler de tasviri, fiziki ve beşerî coğrafyayı
geliştirmiştir. Yine denizcilerin ve tacirlerin hikâyeleri de bu tür coğrafya eserlerinin ortaya çıkmasında etkin
olmuştur. Binbir Gece Masallar adlı eserin kahramanı Sinbad bu hikâyelerin bir ürünüdür.

         Müslüman coğrafyacıların yazdıkları bu eserlerin giderek artmasıyla o dönemde bilinen dünya
üzerindeki ülkeleri hemen hemen her yönüyle, yani dağları, nehirleri, vadileri, bitkileri, hayvanları ve
insanlarıyla tanıtan ve sadece coğrafi değil siyasi ve iktisadi bilgiler de içeren geniş hacimli ansiklopediler
ortaya çıkmıştır.

         İslâm Dünyası’nda farklı tarzlarda coğrafya eserleri kaleme alınmıştır. Bunlardan ilki haritalar içeren,
fiziki, siyasi, coğrafya konularının yanı sıra sosyal ve iktisadi hayattan, ziraattan, ticaretten, şehirlerarası
yollardan mesafelerden bahseden eserlerdir. İkincisi sadece ülkelerden ve şehirlerden bahseden, harita
içermeyen, fiziki coğrafya açısından zayıf olan, beldelere ilişkin coğrafya eserleridir. Üçüncü tarz eserler, yollar
ve memleketlerden bahseden eserlerdir. Bazıları da alfabetik olarak çeşitli yerlerden bahsederler.
Seyahatnameleri de coğrafya eserleri arasında saymak gerekir. Bazı coğrafya eserleri de kozmoloji, zooloji ve
coğrafya karışımı coğrafya eserleridir ve acayip yaratıklar ve yerlere ilişkindir. Bu son tarz eserlerin adları daha
çok “acâibü’l-mahlûkât” adını taşır. Bu tarzda en meşhur eser 13. yüzyılın meşhur coğrafyacılarından
Kazvini’nin “Acâibü’l-Mahlûkât” adlı eserdir. Kazvini bu eseri kendisinden önceki coğrafyacılara dayanarak
kaleme almıştır. Eserde gökyüzünden ve yıldızlardan başlanıp Yeryüzü’ne ve insanlara değin bilinen ve hayal

                                                               61
   57   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67