Page 65 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 65
tarih çevresi
görülmüştür. Tarım sektöründe göreli olarak durağan olan reel ücretler ticaret hadlerinde bir azalma
olmaksızın sanayi sektöründe çalışanlar tarafından gıda satın alınmasını mümkün hale getirmiştir.
Sanayi sektöründe düşen reel ücretler sektörün karını ve tasarruflarını artırmış, dolayısıyla ihracatçı
olan emek yoğun sektörlerin rekabet gücündeki yükseliş Lewis-Fei-Ranis modeliyle bu gelişmelerin
uyum sağlamasına neden olmuştur. (Nafziger, 2010:137). Örneğin, Japonya’da Birinci Dünya
savaşından önce, sanayi sektöründe ürün ve işgücü talebi artmış ve işgücü arzı, tarım sektöründen ve
informal sektördeki işgücü rezervi nedeniyle oldukça esnek hale gelmiştir. Japonya’nın Birinci
Dünya Savaşı öncesinde sanayide kazandığı gelişme önemli bir gelişmedir. Fakat Birinci Dünya
savaşından sonra yeni gelen işgücüyle birlikte gıda talebinin artması sanayide ücretlerin artmasına
neden olmuştur. Japonya’da Lewis-Fei-Ranis modelinden farklı bir durum gerçekleşmiştir.
Kapitalist sektördeki (sanayi) ücretler, kırsal işgücünün tamamı absorbe edilmeden yükselmiştir.
Kapitalist sektördeki ücretlerin artması, kırdan kente işgücü göçünü artırmıştır. Büyüyen kapitalist
sektörün gıda talebi artınca tarım ürünleri fiyatları da buna paralel olarak artmıştır. Dolayısıyla
Lewis-Fei-Ranis’ten farklı olarak ucuz bir işgücü yoktur.
1960’lı yılların sonunda, Micheal P. Todaro kentte işsizliğin anormal ölçülerde artarken neden
kırdan kente göç edildiğine dair etkili bir model ortaya koymuştur (Todaro, 1969:76). Bu model kır
ve kent arasındaki fiili gelir farklılığını değil, beklenen gelirdeki farklılığı dikkate almıştır. Bireysel
olarak göç kararı alan potansiyel göçmenler göç nedeniyle beklenen getirilerini maksimize etmek
isterler. Todaro’nun modeli daha sonra Harris-Todaro (1970) modeli olarak geliştirilmiştir. Bu
modelde, işgücü arzı fazlası varsayımı terkedilmiştir. Kentte formal ücretlerin kurumsal olarak
belirlendiği, buna karşın tarımdaki ücretlerin tam rekabet koşulları tarafından belirlendiğini ortaya
konulmuştur. Harris-Todaro modelinin temel katkısı kırdan kente göçen hane halklarının yalnızca
kır-kent ücret farklılığından dolayı değil aynı zamanda formal sektörde iş bulma ihtimalinden de
göçme eğilimi içinde olduklarıdır. Kentsel ve kırsal alanlar arasındaki yapısal dengesizlikler ve
ekonominin giderek büyümesi kente ciddi bir işsizlik problemine yol açmakta ve her yerde kentte
işgücü fazlası olgusuna katkı sağlayan temel bir faktör olmaktadır (Todaro,1980:362). Üstelik bu
model, kent işgücü piyasasının işleyişi hakkında ve kırsal göçmenlerin işgücü piyasasında nasıl
absorbe edileceği hakkında da bilgi vermektedir. Todaro bunun nedenlerini şu şekilde sıralamıştır:
Birincisi kırdan gelen göçmenler, kentteki yerleşiklerden daha az gelir elde ederler. İkincisi göçün
işsizlik oranı üzerine etkisi büyüktür. Üçüncüsü informal hizmet sektöründe istihdam edilenlerin
sayısı, sanayi sektöründen daha yüksektir. Dördüncüsü kırdan gelen göçmenlerinin aldıkları
ücretlerin ilk geldiklerinde düşük olmasıdır. Hatta terk ettikleri kırsal alandaki ücretlerinden dahi
daha az olabilir. Kırdan kente göçü beklenen kır ve kent ücretleri arasındaki farklılıklara dayandıran
63

