Page 69 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 69

tarih çevresi

sürecini zorlaştırmıştır. 1980’li ve 1990’lı yıllarda IMF ve Dünya Bankası tarafından gelişmekte
olan ülkelerde desteklenen reformlar, kamunun ekonomideki etkinliğini azaltmak ve beşeri sermaye
oluşumunun ve kaynak dağılımının piyasa mekanizması içinde gerçekleşmesini sağlamak yönünde
olmuştur. Ayrıca bu reformlar kentleşme yönündeki önyargıları da ortadan kaldırmaya yöneliktir.
Özellikle Afrika’da yapısal uyum politikaları tarımsal girdi desteklerini dondurmuş ve tüketici
mallarının fiyatları tarımsal ürünlerin fiyatlarından daha hızlı artmıştır. Gelişmekte olan ülkelerde
kent ve kır gelir farkı azalmış olmasına rağmen, kırdan kente göç bu sefer yaşamın idamesini
gerçekleştirmek üzere devam etmektedir.

    Gelişmekte olan ülkelerde, kırdan kente göç sonucunda oluşan aşırı kentleşme, kentin işgücünü
artıran çekici faktörlerinden ziyade, kırsalın itici faktörleri nedeniyle gerçekleşmektedir. Dolayısıyla
gelişmekte olan ülkelerde kısal göçmenler düşük verimli ekonomik faaliyetlerde ya da işsiz olarak
işgücü piyasasında varlıklarını sürdürmektedirler. Örneğin Asya ülkelerinde kentleşme hızı
sanayinin büyüme hızı ve sınai faaliyetlerin büyüme hızıyla uyumlu olmamıştır. Fakat düşük verimli
tarım sektöründe istihdam edilirken yine düşük verimli el işleri, tekstil, perakendecilik gibi
sektörlerde istihdam edilmişlerdir. Buna rağmen evrensel olarak çoğu ülke için kabul edilen olgu,
kentte kişi başına düşen gelirin kırsala göre daha yüksek olmasıdır. Bu da kırın itici gücünün daha
fazla ön plana çıkmasına neden olmaktadır.

    Aşırı kentleşme gelişmekte olan ülkelerde ekonomik kalkınmanın önünde bir engel olarak
görülebilmektedir. Çünkü aşırı kentleşme ekonomik ve sosyal altyapı yatırım talebinin diğer
sektörlere göre hızlanmasına neden olmaktadır. Bu yatırımların sermaye yetersizliğinden ve alt yapı
yatırımlarından dolayı düşük verimli yatırımlar olduğu söylenebilir. Ekonomik kalkınma için hem
kırsala hem de kent sektörlerine yatırım yapmak gerektiğinden kıt sermayenin yanlış bölüşümü bu
kalkınmanın önündeki temel engeldir. Dolayısıyla kentteki sanayi ve hizmetler sektörünün
gelişmesinde de önemli bir engel olarak görülebilir (Sovani, 1964:118-120). Zamanla yatırımların
dağılımının değişmesi tarımındaki (kırsal) üretimin kapitalist üretim sürecine entegre olması göç
üzerinde farklı dinamikleri de beraberinde getirmiştir.

                                                                   67
   64   65   66   67   68   69   70   71   72   73   74