Page 42 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 42
tarih çevresi
(2019) yaptıkları meta-analiz araştırmasına göre; 1997-2016 yılları arasında Toxocara ve Toxoplazma
enfeksiyonlarının mental sağlık üzerine etkisini araştıran 18 çalışmanın sonuçlarını incelemiştir. Sonuç olarak
Toxocara ve Toxoplazma enfeksiyonlarının şizofreni ve bipolar bozukluk riskini arttırdığı, şizofreni hastalığının
başlangıcında bahsi geçen enfeksiyonların risk faktörü olduğu ortaya çıkmıştır.
Dinî kaynaklarda her hususta olduğu gibi yeme içme hususunda da mutedil olmak tavsiye edilmektedir.
Bu bağlamda “Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez72” ayeti hem dinî hem de
bilimsel açıdan önemli bir düsturdur. Günümüzde modern çağın insanlarının sürekli tüketmesi, tok olmasına
rağmen tüketme ihtiyacı hissetmesi ve manevi olarak birçok konuda yetersiz kalan kesimin çoğunluğunun
zorluklar karşısında zayıf olması gibi vakalar yeme-içme ve hayatın her alanında ölçülü olmayı öğütleyen
hadisleri destekler niteliktedir. Dinî metinlerde yemek üzerine uyunmaması, bunun kalpleri katılaştıracağı gibi
yeme- içmenin tabiata etkisi konusunda başkaca bilgiler yer almaktaysa da makale bilimsel verilerle desteklenen
bilgilerle kısıtlandığı için bunlara değinilmemiştir. Bununla birlikte literatürde geçmişten günümüze
beslenmemizde yer alan gıdaların helal ve haram, şüpheli olma ölçülerinin değerlendirildiği çalışmalar
bulunmaktadır. Bu konuya ilişkin önemli çalışmalardan biri olan “Hanefi mezhebinde yiyecek ve içeceklerde
helallik ve haramlık ölçüleri” adlı araştırmada günümüzde yer alan geleneksel ve yeni üretim metotları
kullanılan gıdalar, katkı maddeleri gibi birçok konuya oldukça detaylı açıklamalar getirilmiştir. Araştırma
kapsamının genişlemesi söz konusu olacağından bu yöndeki kaynaklara çalışmada yer verilmemiştir. Ayrıca
gıdalarda helal, haram kavramının kişiliğe etkilerini ele alan deneysel çalışmalara ulaşılamadığı için bu konuda
kıyaslama yapılmamıştır.
Sonuç
Helal ve temiz gıdalarla beslenmenin iyi huy ve güzel ahlak kazandırdığını açıklayan İslam dini
beslenmeye büyük önem vermiş, konuya birçok ayet ve hadisle açıklık getirmiştir. Besin seçimi, tüketime
uygun hale getirilmesi, besin ile ilgili sosyolojik kurallar ve sofra adabı İslamiyet’te dikkat edilen konulardandır.
Bunun en güzel örnekleri Hz. Muhammed (s.a.v.)’in hayatı, davranışları ve beslenme üzerine olan sünnetleri
ile hayatımıza aktarılmıştır. Hz. Peygamber, besinler ve beslenmeyle ilgili günümüzde yeni öğrenilen birçok
bilgiyi, aldığı vahiyler sayesinde on dört asır öncesinden haber vermektedir.
Günümüzde bilim insanları da bu konuyla yakından ilgilenmekte olup yiyeceklerin insan psikolojisi
üzerindeki etkilerini fark etmiş ve bu konu hakkında yapılan çalışmalar hız kazanmıştır. Bilim dünyasında
bağırsakların ikinci beyin olarak kabul görmesi yiyeceklerin psikolojik sağlık üzerine olan etkilerini kanıtlar
niteliktedir. Yenilen-içilen şeylerin türü ve miktarı bağırsak florasını ve sağlığını; dolayısıyla beyni ve psikolojik
durumu da etkilemektedir. Şaşırtıcı biçimde bu bilgiler Peygamber (s.a.v.), çevresi ve ona tabi olan büyük
alimler tarafından teknolojinin olmadığı bir zamanda ifade edilmiştir.
41

