Page 39 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 39
tarih çevresi
serotonin sentezini arttırmaktadır. Yüksek proteinli, fazla yağlı, prebiyotik-probiyotikten fakir diyetlerin
bağırsaklarda bakteri topluluğu üzerinde olumsuz etkilere neden olduğu yapılan pek çok çalışma tarafından
kanıtlanmıştır. Bu yiyecekleri tüketen kişilerin bağırsaklarında yararlı bakterilerin azaldığı, zararlı bakterilerin
arttığı tespit edilmiştir. Dobersek ve ark. 2021 yılında yaptığı çalışmada; et tüketimi veya etten kaçınma (hiç et
tüketmeme) ve psikolojik sağlık arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmaları gözden geçirmiştir. Araştırmacılar, bu
konudaki çalışmaların yorum geçerliliği, yöntem olarak titizlik ve sonuçların güvenilirliği açısından önemli
ölçüde farklılık gösterdiğini belirtmişlerdir. Ancak birçok araştırma (özellikle daha kaliteli çalışmalar) et
tüketiminden kaçınan kişilerin (hiç et tüketmeme) et tüketen kişilere göre daha fazla kaygı, depresyon ve
kendine zarar verme davranışı olduğunu ve bu davranışları sergileme risklerinin daha yüksek olduğunu tespit
etmiştir. Sonuç olarak bu araştırma etten kaçınma davranışını (hiç et tüketmeme) psikolojik sağlığa fayda
sağlama açısından desteklememektedir.
2.3. İslami Literatürdeki Beslenme – Kişilik İlişkisinin Bilimsel Değerlendirmesi
İslami literatürde beslenmenin genel çerçevesi yukarıda çizilmişti. Beslenme tavsiyelerinin kişilikle olan
ilişkisi hususunda da İslami kaynaklarda çeşitli bilgilerin yer aldığı görülmektedir. Hz. Peygamber’in az yeme
adetinin bulunduğu birçok kaynakta yer almaktaysa da az yemenin karakter üzerindeki etkisi hakkında Hz.
Peygamber’den net bir rivayet bulunmamaktadır. Bununla beraber Kurtubî tefsirinde az yemenin zekayı
keskinleştirdiği, hafızayı güçlendirdiği, anlayışı artırdığı bünyeyi sağlamlaştırdığını kaydeder. Yine benzer bir
biçimde Mızraklı İlmihalde (2018) belirtilen yiyecek-içeceği az yemenin on faydasına dair “bedeni güçlü, kalbi
nurlu, hafızası kuvvetli, geçinmesi kolay, yumuşak huylu olur” ifadeler yer almaktadır.
Hz. Peygamber’in az yediği kaynaklarda yoğun bir şekilde aktarılmaktadır. Bu konuda şu rivayetler ilgi
çekicidir: Hz. Aişe: “Muhammed’in (s.a.v.) hane halkı, O’nun vefatına kadar iki gün arka arkaya arpa ekmeğiyle
bile karnını doyurmamıştır.”. Urve İbn Zübeyr, Hz. Aişe’nin radıyallahu anhuma şöyle dediğini rivayet etmiştir:
“Yeğenim! Vallahi biz bir ay, sonra diğer ay, sonra bir başka ay yani iki ayda üç hilal gördük de, Resulullah’ın
(s.a.v.) hanelerinde hiç ateş yakılmaz (yemek pişmez) idi.” Urve der ki: “Teyzeciğim! Ne yiyip ne içiyordunuz?”
diye sordum. Hz. Aişe dedi ki: “İki siyah, yani hurma ve su. Ancak hayvan sahibi komşuları vardı. Onlar Allah
Resulü’ne (s.a.v.) bu hayvanların sütlerinden hediye gönderirler; O da bize içirirdi.” . Peygamber (s.a.v.) in az
yediğini yaşamından birçok örnekte görmek mümkündür. Ayrıca bahsi geçen uygulamaların sosyolojik
bakımdan ruhsal sağlığa olumlu etkileri olduğu aşikârdır.
Yapılan çalışmalarda obezitenin hafıza kaybıyla ilişkili olduğu hatta geri dönüşümsüz ve ilerleyen şekilde
seyreden bilişsel bozulma, hafıza kaybına neden olan Alzaimer hastalığıyla da obezitenin ilişkisinin olduğu
bildirilmiştir. Obez olarak günümüzde tabir edilen aşırı kilolu bireylerin orta veya şiddetli depresif belirtiler
(üzüntü, sinirlilik, öfke, olumsuz düşüncelere kapılma ve kendini değersiz hissetme…) gösterme durumunun
ya da majör depresif bozukluk (karar verme ve odaklanmakta zorluk yaşama, günün çoğunluğunda
38

