Page 41 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 41
tarih çevresi
olgunlaşma sürecinin başlangıcında antioksidan içeriği yüksek olan meyveler için (örn; zeytin) kişiliği etkileme
mekanizması hakkında bir veriye henüz ulaşılamamıştır.
Yiyeceklerde acı, ekşi veya tatlıyı tercih etmeyle kişilik özellikleri arasında ilişki olabileceği çeşitli
araştırmalara konu olmuştur. Saioglou ve Greitemeyer (2016) yaptığı çalışmada acı tercihi sürekli saldırganlık,
psikopatoloji gibi kötü niyetli kişilik özellikleri ve günlük sadizm ile en güçlü ilişkili tat tercihi olarak ortaya
çıkmıştır. Ayrıca acı tat tercihi ile dürüstlük ve alçakgönüllülük negatif ilişkili bulunmuştur. Acı tat, tat tercihi
diğer tat tercihleriyle de önemli ölçüde ilişkili bulunmuştur (ekşi ve tuzlu ile pozitif, tatlı tat tercihi ile negatif
ilişkili). Diğer bir taraftan tatlı tercihinin uyumlu kişilik özelliği ile pozitif ilişkili olduğu tespit edilmiştir.
Literatürde benzer sonuçları içeren çalışmalar bulunmaktadır. Abdoli (2007) yüksek miktarda tuz alımının
nöropsikiyatrik (örneğin, anksiyete, depresyon) hastalıklara katkıda bulunabilecek bir faktör olduğunu
bildirmiştir. Gilman ve ark., (2019) Stresle ilişkili nöropsikiyatrik ve kalp damar hastalıklarının sıklıkla birlikte
görüldüğünü ve kalp damar (kardiyovasküler) hastalıkları için kontrol edilebilir risk faktörlerinden birinin tuz
alımı olduğunu belirtmektedir. Araştırmacılar fareler üzerinde yaptıkları deneyler sonucunda yüksek tuz
alımının, özellikle akut stres etkeni olduğunu bildirmektedir. Yüksek tuz alımı nöropsikiyatrik hastalıkların
(örneğin, anksiyete, depresyon) oluşumunda rol oynasa da, doğrudan nörodavranışsal etkileri nadiren
araştırılmıştır.
Pişmemiş yiyeceklerle beslenme günümüzde bazı kişiler tarafından sağlıklı olduğu düşünülerek tercih
edilebilmektedir. Tüketilen çiğ gıdalar arasında pişmemiş veya az pişmiş tahıl, sebze ve tercihe göre ette
bulunmaktadır. Literatürde pişmemiş yiyeceklerle ilişkili olan Toxocara enfeksiyonunun şizofreni hastalığının
meydana gelmesinde etkili olabileceği bildirilmektedir. Yapılan bir çalışmada şizofreni hastalığının meydana
gelmesinde Toxocara enfeksiyonun kaynağı olabilecek risk faktörleri (pişmemiş veya az pişmiş et ya da ciğer
tüketimi, el yıkama sıklığı, tırnak yeme, kentsel ya da kırsal alanda yaşama durumu, evde kedi/köpek besleme,
sebzeleri yıkamadan tüketme, toprak yeme alışkanlıkları) şizofreni hastası ve sağlıklı bireylerde
değerlendirilmiştir. Araştırma sonucuna göre şizofreni hastalığının oluşumunda çiğ gıda alımı ve kişisel hijyenin
Toxocara enfeksiyonunun meydana gelmesinde yüksek bir risk faktörü olduğu ve enfeksiyonun şizofreni
hastalarında etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır68. Fakat bunun aksine bahsi geçen enfeksiyonun şizofreniyle
ilişkisi bulunamamıştır . Doğan ve ark., (2007) Türkiye’de çocuklar üzerinde yaptıkları çalışmada Toxocara
enfeksiyonu görülme sıklığının genel olarak diğer ülkelere göre daha düşük olduğunu ayrıca enfeksiyona
yakalanma sıklığının kırsal alanda yaşam ve evde köpek besleme durumu ile ilişkili olduğunu bildirmektedir.
Bununla birlikte bilimsel literatürde Toxoplazma gondii paraziti şizofreni , depresyon, bilişsel kapasitede
azalma, davranış değişikliği, majör depresyon (Khademvatan ve ark., 2014) gibi psikolojik hastalıkların
meydana gelmesinde risk faktörü olduğu (Özpınar ve ark., 2020) ve parazitin başlıca bulaşma yolunun çiğ ya
da az pişmiş et tüketimi ile gerçekleştiği rapor edilmiştir (John ve Petri 2016). Meta-analiz araştırmaları bilimsel
araştırma yöntemleri arasında güvenilirlik düzeyleri yüksek çalışmalar olarak kabul edilmektedir. Dare ve ark.
40

