Page 98 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 98
tarih çevresi
yapılandırılmış bir mekân olarak konumlandırır. Aslanlı Avlu’daki tek şiirsel yazıt olan çeşme yazıtı; avluyu
hem su, ışık ve süslemenin fiziksel olarak deneyimlendiği bir mekân hem de maddi kalıcılığın ötesine
işaret eden sembolik bir alan olarak tanımlar. Metinde yer alan akan su ve yansıyan ışık betimlemeleri,
avlunun mimari düzeniyle örtüşerek bu sembolik anlamın mekân üzerinden deneyimlenmesini sağlar.
Avluda dört adet Kur’ân yazıtı bulunur ancak bunlar iki farklı ayetin tekrarlarından oluşur (K.4:139;
K.10:65). Bu yazıtların yerleştirilme biçimi, mekâna özgü yeni anlamlar üretmekten ziyade; tutarlı ve
yerleşik bir teolojik çerçevenin sürekliliğini pekiştirir.
Abencerrages Salonu, Aslanlar Sarayı’nın kuzey–güney ekseninin güney ucunda yer alan bir mekân
olup; aynı zamanda sarayın şiirsel ekseninin başlangıç noktasını oluşturur. Salonun en belirgin unsuru,
merkezinde yer alan çeşmedir ve mekân, sekiz köşeli yıldız formunda bir mukarnas kubbe ile
taçlandırılmıştır.
Salonda üç adet şiirsel yazıt bulunmaktadır ve bunların tamamı İbn Zamrak tarafından kaleme
alınmıştır. İlk şiirsel yazıt, mekânın sonunda, orta aks üzerinde konumlanarak Aslanlar Sarayı’ndaki şiirsel
eksenin başlangıcını işaret eder. Şiir, mekânın güzelliğini övgüyle dile getirerek buranın en güzel salon
olduğunu vurgular. Aynı zamanda, hükümdarı koruyan üstün bir tılsımı barındırdığını ifade eder. Üçüncü
dizede ise sekiz köşeli yıldız biçiminde inşa edilmiş kubbeye gönderme yapılarak; bu kubbenin daima
yerinde durması gerektiği ve bu sayede İslam’ı bir arada tutacağı belirtilir. Sekiz köşeli yıldız formunda
inşa edilen bu kubbe altında İslam’ın birleştiğinin ifade edilmesi, mekâna taht salonunu andıran bir nitelik
kazandırır. Ayrıca, İslami rivayete göre Arş’ı sekiz melek taşır.47 Bu gönderme, mekânın yalnızca estetik
ya da simgesel bir alan olarak değil; ilahi düzenin yeryüzündeki temsiline aracılık eden bir iktidar mekânı
olarak kurgulandığını düşündürür. Şiirin son dizeleri, bânîsi V. Muhammed’e duyulan hayranlıkla son
bulur. Abencerrages Salonu’ndaki diğer iki şiirsel yazıt, giriş nişlerinde yer almaktadır. Her ikisi de üç
dizeden oluşan kısa şiirlerdir. İlk şiir, V. Muhammed’in tıpkı babası I. Yusuf gibi parlak bir hükümdar
olduğunu ifade eder. Şiirde, onun tahtta oturan güçlü bir sultan olarak göründüğü belirtilir. Burada sözü
edilen tahtın, bu avlunun hemen bitişiğinde yer alan Komares Salonu’na işaret ettiği düşünülmektedir;
dolayısıyla bazı şiirler, saray-şehir içindeki mekânı ve onun çevresini birlikte temsil eder. Giriş nişindeki
ikinci şiir de V. Muhammed’e ithaf edilmiştir. Bu şiirde, onun Aslanlar Sarayı ile zafere giden yolu açtığı
belirtilir. Burada anlatılan zafer, V. Muhammed’in maruz kaldığı iftiraları aşarak ikinci kez tahta çıkması
ve bu avluyu inşa etmesiyle ilişkilidir. Bu mekânda üç adet Kur’ân yazıtı bulunmaktadır. Bunlardan ikisi,
daha önce ele alınan ayetleri içermekte olup Nasrî Sarayları’ndaki diğer odalarda da tekrar edilmiştir
(K.4:139 ve K.10:65) ve inkârcıların cezalandırılmasını konu alır. Salondaki üçüncü yazıt ise mutlak kudret
ve gücün yalnızca Tanrı’ya ait olduğunu bildirir (K.3:126). V. Muhammed’in zaferlerini ve gücünü yücelten
47 Annemarie Schimmel, The Mystery of Numbers (Oxford: Oxford University Press, 1994), 174.
97

