Page 100 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 100
tarih çevresi
altı dizeden oluşan şiirin ilk üç dizesi, girişteki sol nişte; son üç dizesi ise sağ nişte bulunur. Şiirin açılış
üç dizesi nişi tasvir eder ve onu yıldızlarla karşılaştırır. Sonraki üç dize ise İki Kız Kardeş Salonu’nu bir
saray olarak tanımlar ve bu zevkleri mümkün kıldığı için bânîsi V. Muhammed’e teşekkürle son bulur. İki
Kız Kardeş Salonu’ndaki üçüncü şiirsel yazıt, saray-şehir içindeki en uzun şiir olması bakımından dikkat
çeker ve toplam yirmi dört dizeden oluşur. Şiir birinci tekil şahısla, adeta duvarın kendisi konuşuyormuş
gibi kaleme alınmıştır. İkinci ile yedinci dizeler arasında V. Muhammed övülür; şiir, bu güzelliğin onun
zevkiyle yaratıldığını ve salonun dünyadaki en özgün ve güzel mimari tasarım olduğunu sürekli vurgular.
Yedinci ile on ikinci dizeler arasında kozmik göndermelerle kubbenin göksel niteliği betimlenir. On ikinci
ile on dokuzuncu dizeler arasında ise salonun mimari özellikleri ayrıntılı şekilde ele alınır. On dokuzuncu
dizede salonun işlevine de değinilir ve buradan daha geniş ve iyi düzenlenmiş bir toplanma alanı olmadığı
belirtilir. Torres Balbás ve Fernández-Puertas’a göre, bu şiir V. Muhammed’in çocuklarının sünnet törenini
anmak amacıyla yazılmıştır. Tören, bu salonda büyük bir seremoniyle gerçekleştirilmiş ve İbn Zamrak
şiiri bu etkinliği onurlandırmak için kaleme almıştır.53 İki Kız Kardeş Salonu’ndaki Kur’ân yazıtları
incelendiğinde, bu mekâna özgü özel bir yazıt bulunmadığı görülür. Burada tespit edilen üç yazıttan ikisi,
Nasrî Sarayları’ndaki diğer odalarda da yer alan ayetleri içerir; üçüncüsü ise Abencerrages Salonu’ndaki
yazıtla aynıdır. Bu ayetler, inkârcıların cezalandırılmasını ve mutlak zafer ile kudretin yalnızca Tanrı’ya
ait olduğunu vurgular (K.3:126; K.4:139; K.10:65). Bu durum, İki Kız Kardeş Salonu’nun hem mimari
hem de epigrafik olarak, Nasrî iktidarının ideolojik mesajını önceki salonlarla uyumlu şekilde ilettiğini
gösterir; şiirler ve yazıtlar aracılığıyla mekân hem estetik bir deneyim sunmakta hem de hükümdarın
gücünü ve Tanrı’nın mutlak otoritesini pekiştirmektedir.
Lindaraja Seyir Terası, İki Kız Kardeş Salonu’nun sonunda yer alır ve aşağıdaki Lindaraja Bahçesi’ne
bakar. Bahçenin ortasında bulunan Lindaraja Çeşmesi, aynı zamanda Aslanlar Sarayı’ndaki şiirsel eksenin
son noktasıdır. Seyir terasının orijinal adı al-Ayn Dar Aisa olup; “Ayşe’nin evinin penceresi (gözleri)”
anlamına gelir. Çoğu akademisyen, bu terasın V. Muhammed’in en sevdiği sultan olan Ayşe’ye adanmış
olduğunu kabul etmektedir.54 Terasın orijinal adı, mekânın işlevini ve sultanın bakış yönünü gösterir.55
Günümüzde buradan bakıldığında yalnızca Hristiyan döneminde eklenen bir duvar ve Lindaraja Bahçesi
görülmektedir. Ancak Nasrî döneminde bu duvar yoktu; sultan buradan Gırnata’nın tamamına hakimdi.
Burada, toplamda dört adet şiirsel yazıt ve üç adet Kur’ân yazıtı olmak üzere toplamda yedi yazıt
bulunmaktadır. Girişte yer alan nişlerde, birbirine bakan ve İbn Zamrak’a ait olan iki adet şiirsel yazıt
bulunmaktadır. Her iki yazıt da dörder dizeden oluşur. İlk şiir, Lindaraja’nın güzelliğini tasvir eder ve
Lindaraja’nın bizzat kendisinin konuştuğu izlenimini verecek şekilde kaleme alınmıştır. Şiirin son dizesi
53 Balbás, “La Alhambra,” 100-101; Puertas, “La Alhambra,” 117.
54 Sanchez and Sanchez, The Alhambra, 140.
55 Bush, “When My Beholder Ponders, “ 61.
99

