Page 95 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 95
tarih çevresi
olması, metin ile mekân arasında bilinçli bir ilişki kurulduğunu göstermektedir.
Mersinli Avlu’da toplamda altı adet şiirsel yazıt bulunmaktadır. Şiirsel yazıtların önemli bir
bölümü İbn Zamrak tarafından kaleme alınmıştır. Güney revakının nişlerinde yer alan ilk iki şiir, avlunun
su ve gölge gibi fiziksel özelliklerini betimlerken mekânı eşzamanlı olarak cennetle özdeşleştiren bir
söylem kurar. Bu metinlerden biri, nişin kendi sesiyle konuştuğu kurgusuyla mimariyi metnin öznesi hâline
getirir ve avlunun düzeni, çiçek benzetmeleri aracılığıyla açıklanır. Güney revakının kemerinde yer alan
üçüncü şiir, avluyu Nasrî yönetiminin siyasal ve idari merkezi olarak tanımlar. Mekân, halifenin yükselişi
ve kahramanca eylemlerin sahnesi olarak sunulurken; şiirin ilerleyen bölümlerinde hükümdarın dini
sorumlulukları vurgulanır. Metin, Nasrî sloganı olan “Wa la ghalib illa Allah” (Allah’tan başka galip
yoktur) ifadesiyle son bulur. Avlunun yan nişlerinde yer alan dördüncü ve beşinci şiirsel yazıtlar, şairleri
bilinmeyen ve tematik olarak dinî içerik taşıyan metinlerdir. Kuzey revaktaki son şiir ise İbn Zamrak
tarafından V. Muhammed’i ve zaferlerini onurlandırmak amacıyla kaleme alınmış olup; hükümdarın
fetihlerini, kudretini ve adaletini öne çıkarır.
Mersinli Avlu’da toplam on dört tekrarlar sayılmazsa sekiz adet Kur’ân yazıtı bulunmaktadır. Bu
yazıtlar, farklı sure ve ayetlerden seçilmiş olmakla birlikte, ortak bir tematik çerçeve etrafında
birleşir: mutlak kudretin, nimetlerin, zaferin ve şerefin yalnızca Tanrı’ya ait olduğu. Yazıtlar kuzey ve
güney revaklar ile yan nişlere yerleştirilmiş olup; Tanrı’nın mutlak otoritesi, koruyuculuğu, bağışlayıcılığı
ve iradesi vurgulanmaktadır (K. 3:126; K. 12:64; K. 16:53; K. 18:39; K. 37:35; K. 47:19; K. 4:139; K.
10:65). Bu Kur’ân yazıtlarının konumları, aynı mekânlarda yer alan ve V. Muhammed’in kudretini,
adaletini ve erdemlerini öven şiirsel yazıtlarla bilinçli bir ilişki kuracak şekilde düzenlenmiştir. Böylece
hükümdarı yücelten söylem, Tanrı’nın mutlak hâkimiyetinin önüne geçmeyecek biçimde sınırlandırılmakta;
dünyevi güç, ilahi iradenin bir sonucu olarak konumlandırılmaktadır. Avlunun güzelliği ve ihtişamını
betimleyen şiirlerle birlikte okunduğunda, bu yazıt programı, saray mekânını ilahi lütfun bilinci ve buna
eşlik eden bir şükran söylemi çerçevesinde yapılandırmaktadır.
Mersinli Avlu ile Komares Salonu’nu birbirine bağlayan bir geçiş mekânı olan Kayık Odası (Qa?at
al-Baraka) genellikle Arapça al-baraka (bereket) kavramı ile ilişkilendirilmektedir.42 Odada İbn Zamrak
tarafından kaleme alınan dört adet şiirsel yazıt bulunmaktadır. İlk iki şiir, giriş kemerinin iki yanında
karşılıklı olarak konumlandırılmış olup; mimari unsurların bizzat kendisi konuşuyormuş izlenimi verecek
şekilde birinci tekil şahısla kaleme alınmıştır. Bu şiirlerden ilki, kemeri mutluluğun merkezi olarak sunar.
Dua ve ritüelin sürekliliğine ilişkin metaforlar aracılığıyla kesintisiz övgüyü mutluluk kavramıyla
ilişkilendirerek mimari formu şiirsel imgelerle bütünleştirir. İkinci şiir, salonu sembolik ikiliklerle
karakterize ederek, onu ayın taçlandırdığı bir gelin sandalyesi olarak tanımlamaktadır. Diğer iki şiir ise
42 Ana Sánchez and Ángel Sánchez, The Alhambra (Granada: Ediciones Miguel Sánchez, 2014), 103.
94

