Page 94 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 94

tarih çevresi

bahçeleri, su unsurunun belirleyici olduğu mekânlar olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda, su öğesinin
avlunun merkezine yerleştirilmiş simetrik düzeni, Kur’ân’da cennet bahçesinin simetrik bir ortam olarak
tasvir edilmesiyle ilişkilendirilmektedir.37 Su yüzeyi, kırmızı tuğla çatının yansımasını ve avludaki yeşil
mersin çalılarını bir arada görünür kılarak, mimari ve doğal unsurlar arasındaki karşıtlığı ortaya
koymaktadır. Avlu, adını burada yetişen mersin çalılarından almakla birlikte; suda oluşan yansımalar
nedeniyle El-Bürke Avlusu, yani ‘’Aynalar Avlusu’’ olarak da anılmaktadır.38

       Ursula Badenhorst’un Elhamra avlularına ilişkin çalışması, bu mekânın Kur’ânî anlatılarla ilişkisini
berzah kavramı üzerinden ele almayı mümkün kılar. Berzah, fiziksel olan ile anlam düzlemi arasında
işleyen, mekâna eşzamanlı olarak iki farklı varoluş katmanı kazandıran bir ara alandır.39 Mimari bağlamda
bu durum, bir mekânın hem somut hem de yansıma yoluyla kurulan bir gerçeklik üretmesini sağlar. İbnü’l-
Arabî’nin aynayı berzah kavramını açıklamak için kullandığı örnek, bu durumu açık biçimde ortaya koyar:
Aynada görülen yansıma ne bütünüyle varlıktır ne de bütünüyle yokluk; her iki ifade de aynı anda
geçerlidir.40 Mersinli Avlu’nun merkezindeki su öğesi, tüm avluyu ve gökyüzünü bir ayna gibi yansıtarak
benzer bir ikili anlam üretir. Fiziksel olarak mevcut olmayan bir görüntünün algı düzeyinde varlık
kazanması, bu mekânda gerçeklik ve yansıma, varlık ve yokluk arasındaki eşzamanlılığı görünür kılar. Bu
yönüyle Mersinli Avlu, iç ve dış mekânlar arasında aracılık eden bir eşik alanı olarak işlev görür.41 Başka
bir ifadeyle, bu avlu yalnızca cenneti temsil eden bir bahçe olarak değil; mimari gerçeklik ile uhrevî anlam
arasında kurulan bir berzah olarak okunmalıdır. Bu ikili yapı, avlu boyunca yer alan Kur’ân yazıtlarında
da izlenebilir. Yazıtlar; yaratılış, yaşam ve ahiret temalarını doğrusal bir anlatı içinde takip ederek mekânın
anlam katmanlarını derinleştirir. Bu bağlamda, Mersinli Avlu’nun literatürde sıklıkla yalnızca Kur’ân’da
betimlenen cennet bahçesinin temsili olarak ele alınması, mekânın çok katmanlı anlam yapısını
sığlaştırmaktadır. Avlunun berzah kavramı çerçevesinde okunması, Komares Sarayı’ndaki epigrafik
programın yalnızca süsleyici değil, mekânsal algıyı yönlendiren temel bir unsur olduğunu ortaya koyar.
Bu mekânsal ve kavramsal çerçeve, Mersinli Avlu’da yer alan yazıtların konumlanışı ve içerikleriyle daha
da belirginleşir. Avluda bulunan Kur’ân yazıtları ve şiirsel yazıtlar, yalnızca dekoratif öğeler olarak değil,
su öğesi etrafında kurulan bu eşik mekânın anlam üretimini yönlendiren unsurlar olarak işlev görür.
Yazıtların avlunun eksenleri boyunca ve belirli mimari bileşenlerle ilişkilendirilmiş biçimde yerleştirilmiş

37 Inas Alkholy, “Alhambra Palace: A Representative Image of Paradise,” Atiner Conference Presentation Series: Atiner’s
Conference Paper Proceeding Series (Atina: Athens Institute for Education and Research, 13 Eylül 2022), 3.
38 Erten Bilgiç, “Din ve İnançlarda Suyun Önemi ve Mimariye Yansıması: Elhamra Sarayı Örneği,” Türk & İslam Dünyası
Sosyal Araştırmalar Dergisi 56 (2019): 72.
39 Ursula Badenhorst, “The Language of Gardens: Ibn al-?Arabi’s Barzakh, the Courtyard Gardens of the Alhambra, and
the Production of Sacred Space” (doktora tezi, University of Cape Town, 2014), 43.
40 William C. Chittick, The Sufi Path of Knowledge: Ibn al-’Arabi’s Metaphysics of Imagination. (Albany: State University
of New York Press, 1989), 205.
41 Badenhorst, “The Language of Gardens,” 43.

                                                               93
   89   90   91   92   93   94   95   96   97   98   99