Page 102 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 102
tarih çevresi
alınmasını mümkün kılmıştır. Nitekim yapılan analizler, bu iki saray arasında hem mekânsal kurgu hem
de yazıt programı açısından beklenen ve anlamlı paralelliklerin bulunduğunu ortaya koymuştur.
Komares Sarayı Kur’ân yazıtları bakımından daha baskınken, Aslanlar Sarayı şiirsel yazıtlar
açısından daha belirgin bir karakter sergiler. Her iki sarayda da baskın yazıt türleri, mekân içinde dikey
eksenler oluşturmaktadır. Başka bir ifadeyle, Aslanlar Sarayı kendisini şiirsel yazıtlar aracılığıyla ifade
ederken, Komares Sarayı bu işlevi Kur’ân yazıtları üzerinden yerine getirir. Bu durum, iki sarayın farklı
ancak birbirini tamamlayan temsili anlatım biçimlerine sahip olduğunu göstermektedir.
Her iki avludaki şiirsel yazıtlar incelendiğinde, bu yazıtların kuzey–güney doğrultusunda uzanan
bir şiirsel eksen oluşturduğu görülmektedir. Komares Sarayı’nın mekânsal düzeninin kuzey–güney ekseni
boyunca kurgulanmış olması göz önüne alındığında; yazıtların bu doğrultuyu izlemesi şaşırtıcı değildir.
Ancak Aslanlar Sarayı’ndaki şiirsel eksenin de Komares Sarayı ile aynı doğrultuyu takip etmesi dikkat
çekicidir. Zira Aslanlar Sarayı’nın uzun kenarı doğu–batı ekseni üzerinde yer almakta ve yapı, Komares
Sarayı’nı dikey olarak keserek L biçimli bir plan oluşturmaktadır. Buna rağmen, her iki saraydaki eksenler
kuzey–güney doğrultusunda konumlandırılmıştır. Bu yönelimin spesifik nedeni bilinmemekle birlikte,
mevcut literatürde bu konuya ilişkin herhangi bir yorum da bulunmamaktadır. Ancak bu durum, yazıt
eksenlerinin rastlantısal değil, bilinçli bir mekânsal strateji olarak ele alınması gerektiğine işaret etmektedir.
Her iki avludaki şiirsel yazıtların temaları incelendiğinde, Komares Sarayı’nda belirli bir tematik
sürekliliğin bulunmadığı görülmüştür. Bu durum, avlunun üç farklı hükümdar döneminde inşa edilmesiyle
açıklanabilir. Buna karşın, Aslanlar Sarayı’ndaki şiirsel eksen tek bir baskın tema etrafında
şekillenmektedir. Bu betimleyici şiirler, mekânları ve çevrelerini ayrıntılı biçimde tasvir eder. Avlunun V.
Muhammed tarafından inşa ettirilmiş olması ve tüm şiirsel yazıtların İbn Zamrak’a ait olması; bu mekânın
bilinçli ve programlı bir şekilde kurgulandığını desteklemektedir. Dolayısıyla Aslanlar Sarayı’ndaki şiirsel
bütünlük, sarayın ideolojik ve estetik açıdan önceden tasarlanmış bir anlatı sunduğunu ortaya koymaktadır.
Juan Carlos Ruiz Souza’ya göre, Aslanlar Sarayı’nın kuzeyinde yer alan Lindaraja Seyir Terası,
yaşayan sultanın tahtta bulunduğu mekân olarak öne çıkar.56 Buna karşın, Souza güneydeki Abencerrages
Salonu’nun mimarisini özellikle Memlük örnekleriyle kıyaslayarak ölümle ilişkilendirilen bir mekân olarak
tanımlar.57 Souza’ya göre, bu cenaze niteliği salondaki şiirde de ima edilmektedir.58 Salonun arkasında
bulunan rawda (cenaze bahçesi), Nasrî sultanlarının mezarlarına ev sahipliği yapar ve bu durum Souza’nın
iddiasını destekler niteliktedir. Ayrıca Souza’ya göre; kuzeydeki Lindaraja Seyir Terası’ndaki hükümdarın
tahtının bulunduğu eksenin devamında, İki Kız Kardeş Salonu’nun merkezinden ve güneydeki
56 Juan Carlos Ruiz Souza, “El Palacio de los Leones de la Alhambra: espacio de virtud del príncipe,” içinde The Power
of Symbols: The Alhambra in a Global Perspective, haz. Francine Giese ve Ariane Varela Braga (Bern: Peter Lang, 2018),
80.
57 A.g.e.
58 A.g.e.
101

