Page 103 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 103
tarih çevresi
Abencerrages Salonu’ndan yükselen su fıskiyeleri, odaların önündeki merdivenlerden inerek On İki Aslanlı
Çeşme’de birleşir. Bu düzenleme, suyun döngüsü aracılığıyla hayatın yeniden başladığına yapılan bir
göndermedir.59
Her iki avludaki Kur’ân yazıtları incelendiğinde ise Komares Salonu’ndan başlayarak Kayık Odası
ve Mersinli Avlu üzerinden devam eden bir Kur’ân ekseni tespit edilmektedir. Komares Sarayı’ndaki tekrar
eden temalar göz ardı edildiğinde, bu eksen boyunca yer alan yazıtların tutarlı bir tematik anlatı oluşturduğu
görülür. Aynı zamanda, hükümdarın tahta çıktığı ve saraydan ayrıldığı güzergâh boyunca uzanan bu
yazıtlar, yaratılıştan ölüme uzanan bir anlam zinciri kurmaktadır. Bu eksen, Komares Salonu’nda Tanrı’nın
yaratımı temasını işleyen ayetle başlar (bu ayet, saray-şehir genelinde yalnızca burada yer almaktadır:
Mülk Suresi/K.67); ardından Tanrı’ya iman, O’na ibadet etme, O’nun birliğini kabul etme, tüm nimetlerin
Tanrı’dan geldiğini idrak etme, her şeyin Tanrı’ya ait olduğunu kavrama ve bu dünyada işlenen günahlar
için bağışlanma dileme temalarıyla devam eder. Eksen, ahirette Tanrı’ya inanmayanları bekleyen cezaları
betimleyen ayetlerle son bulur. Bu dizilim, mekânlar boyunca ilerleyen didaktik ve ahlaki bir anlatı olarak
okunabilir. Aslanlar Sarayı’nda bu anlamda bir Kur’ân ekseni bulunmamaktadır. Ancak Souza’nın Aslanlar
Saray’ı için önerdiği şiirsel yazıt okuması, bu makalede Komares Saray’ı için önerilen Kur’ân yazıt
okumasıyla birebir paralellik göstermektedir. Bu kapsamda her iki saraya bakıldığında Komares Sarayı’nın
kuzey-güney aksında yaratımla başlayıp ölümle biten anlam teması kendisini Kur’ân yazıtlarıyla
gösterirken, Aslanlar Sarayı’nın kuzey-güney aksında aynı tema kendisini şiirsel yazıtlar ile dışa
vurmaktadır (şekil 2).
Sonuç
Bu çalışma; Elhamra Sarayı’ndaki yazıt programlarının mimari mekânla kurduğu ilişkinin rastlantısal
değil, bilinçli, çok katmanlı ve deneyimsel bir kurguya dayandığını ortaya koymaktadır. Komares Sarayı
ve Aslanlar Sarayı örnekleri, epigrafinin yalnızca ideolojik mesaj taşıyan bir süsleme unsuru olmadığını;
aynı zamanda mekânsal deneyimi yönlendiren, yönelim ve algıyı şekillendiren aktif bir stratejik araç olarak
işlediğini göstermektedir. Çalışma; yazıtların konumlandırılması, eksen yönleri ve tematik bütünlükleri
üzerinden Nasrî sultanlarının mekânı hem estetik hem de ideolojik amaçlarla bilinçli şekilde kurguladığını
kanıtlamaktadır.
Komares Sarayı, Kur’ân yazıtları aracılığıyla ilahi düzeni, ahlaki mesajları ve yönetsel otoriteyi
vurgularken; Aslanlar Sarayı şiirsel yazıtlar aracılığıyla mekânı estetik ve sembolik bir bütünlük içinde
ifade eder. Her iki sarayda da kuzey–güney doğrultusunda oluşturulan yazıt eksenleri, mekânın fiziksel
düzeni ve simgesel anlatımı arasında tutarlı bir ilişki kurar. Bu durum, Nasrî mimarisinde farklı ama
birbirini tamamlayan temsil stratejilerinin varlığını teşkil etmektedir.
59 A.g.e.
102

