Page 69 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 69
tarih çevresi
B. Psikanalitik Kuram (Sigmund Freud - Süperego)
Freud’un “Süperego” dediği yapı, toplumun ve ailenin kurallarını içeren vicdan mekanizmasıdır.
İslam ahlakındaki “Takva” bilinci (Allah’ın her an gördüğünü bilmek), annenin küçük yaştan itibaren
çocuğa aşıladığı “murakabe” duygusuyla süperegonun yerini alır. Ancak bu, korku temelli değil, “sevgiye dayalı
bir sorumluluk” bilincidir.
Annenin rolü, bu iki dünyayı şu şekilde birleştirir:
İç Sesin Oluşumu: Çocuğun hata yaptığında duyduğu iç ses, genellikle annesinin sesidir. Anne
cezalandırıcı ve aşağılayıcıysa, çocukta “katı ve acımasız bir vicdan” oluşur. Anne eğitici ve bağışlayıcıysa
(Tevbe bilinci gibi), çocukta “hata yapsa da düzeltebilen, umut dolu bir vicdan” gelişir.
Merhamet Kapasitesi: Nörobiyolojik olarak, annenin şefkati çocuğun beyninde “oksitosin” salgılatır. Bu,
çocuğun ileride başkalarına empati duymasını sağlayan biyolojik temeldir. Efendimiz’in çocukları öpmeyen
bir bedeviye, “Allah senin kalbinden merhameti söküp almışsa ben ne yapabilirim?” uyarısı tam olarak bu
duygusal kapasiteye işaret eder. Bu bilgiler ışığında, annenin çocuğun ruhuna attığı her tohum, yıllar sonra bir
karakter ağacı olarak karşımıza çıkar.
Peygamberimizin davranışları ile modern psikolojik ekollerin örtüştüğü noktalar
Modern psikolojide Carl Rogers ve İnsancıl Yaklaşım, çocuğun “koşulsuz olumlu kabul” görmesi
gerektiğini savunur. Yani çocuk, bir başarı gösterdiği için değil, sadece o olduğu için sevilmelidir.
Efendimiz, namaz kılarken sırtına çıkan torunları Hz. Hasan ve Hüseyin için secdeyi uzatmış; onları
azarlamamış veya engellememiştir.
Bu, çocuğun dünyasına ve oyununa duyulan saygıdır. Çocuğun en ciddi işi “oyundur” diyen modern
pedagoji ile Efendimiz’in çocuklarla şakalaşması ve onlara vakit ayırması tam bir uyum içindedir.
Günümüzde Thomas Gordon gibi uzmanlar, çocukla iletişim kurarken “göz teması” kurmanın ve onu
ciddiye almanın önemini vurgular.
Peygamberî Uygulama: Hz. Peygamber, kendisine bir çocuk bir şey söylemek istediğinde sadece kafasını
çevirmez, tüm vücuduyla o çocuğa döner ve onunla aynı boy seviyesine gelirdi. Bu davranış, çocuğa “Sen
değerlisin ve seni dinliyorum” mesajı verir. Bugünün çocuk psikolojisinde buna “etkin katılım” denir.
B.F. Skinner ve Davranışçı Ekol cezadan ziyade olumlu davranışın ödüllendirilmesinin kalıcı öğrenme
sağladığını söyler.
68

