Page 30 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 30
tarih çevresi
Miyânun rişte-i cân mı gümiş âyîne mi sînen
Bünâgûşunla mengûşun gül ile jâledür gûyâ (Baki, Gazel, 6/4)
(Canını ipliği belinde mi, sinen gümüş ayna mı, kulağındaki küpe gül ile jale midir?)
Güllü dîbâ giydin ammâ korkarım âzâr eder
Nâzenînim sâye-i hâr-ı gül-i dîbâ seni (Nedim, Gazel, 154-3)
(Narin sevgilim! Gül desenli ipek kumaştan elbise giydin ama, korkarım ipekli kumaşın gülündeki
dikenin gölgesi seni incitir.)
Çünkü nakıs akl olur dirler nisâ
Her sözin magrur tutmakdur revâ
Lik Mihri dâinün zannı budur
Bu sözi dir ol ki kâmil usludur
Bir müennes yig durur kim ehl ola
Bin müzekkerden ki ol nâ-ehl ola
Bir müennes yig ki zihni pak ola
Bin müezzekkerden bî-idrâk ola (Mihri Hatun, Tazarruname, 452)
(Kadınlar eksik akıllı olur derler /Bundan dolayı, onların her sözünü boş saymak yerinde olur derler,
Mihri duacınızın zannı budur ki, olgun ve akıllı kişiler şu sözü söylerler: Becerikli bir kadın, beceriksiz bir
erkekten iyidir/Zihni açık bir kadın, anlayışsız bin erkekten iyidir.)
Bunlara karşın kadın ya da erkek şair geleneği takip ederek adeta estetik bir büyü ile kadına dair konular
ele alırken mecazlar ve mazmunlarla ortaya çıkan olumsuzluklarda bile ontolojik bir karmaşa yaşanmasına
müsaade etmediği de ayrı bir hakikattir.
Eri ol nefsünün ki virmeyesin
Nakd-i ömrün zen-i zemâneye mehr (Emri, Gazel, 191/2)
(Nefsinin eri ol ve ömrünün geri kalanını zamanın kadınlarına verme.)
29

