Page 35 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 35

tarih çevresi

Kamunun Kays’a idi gerçi meylî
Velî anı yakardı şevk-i Leylî

İki dilber ki bir sevdâye düşdi
Belâ hengâmesi başına üşdi (Edirneli Şâhidî, Leyla vü Mecnun, 957-1001)

       Mesnevilerin ifade şekillerinden faydalanarak Şark kültürü ve bu kültürün en önemli parçası kadın
kimliğinin sosyal hayattaki yerinden de istifade edilebilir. Örneğin mesnevilere kadının kendi duygularını
özgürce dile getirdiği görülür. Bu duygular, özellikle Leyla’nın yaşadığı aşkla alakalı onun ruh halini ortaya
koyan mısralardır.

Hevân irüb idelden beni med-hûş
Vücûdım varını kıldum ferâmuş

Ruhun mihriyle gönlüm olalı vâlih ü şeydâ
Murâd-ı cânımun sensin bugün dünyâ vü ukbâdan

Ger olam derd ü hicründen beni visâlün ider ihyâ
Ki şîrîn leblerün la’li dem urır nef (Edirneli Şahidi, Leyla vü Mecnun, 1929-1945-1946)

       Leyla, Mecnun’un çölün sonsuz uzamını tercihi karşısında, aşkı uğruna ve aile kurmak adına nesnelerin
kendi içinde düzenini sağlar. Bu yönelim de sınırları çizili mekâna dair verdiği belirlenimleri ile kadının
toplumsal ve ailevi vazifesi hakkında inşa edici kültürel zihin yapısının teşekkülünün öne çıkmasında önem
arz eder.

       Klasik Türk şiiri gazellerinde ise kadın, özelde de, Leyla metinde anlamı kuran, çoğaltan ve dönüştüren
ontolojik merkezdedir. Gazellerde hem soyut hem de gerçek olarak ele alınan Leyla, bu haliyle dinamik bir
varlık alanıdır. Çünkü, Leyla kimliği şiirin muhayyel evreni üzerinden toplumsal gerçekliğiyle doğrudan ele
alınıp incelenebilir.

       Geleneğin uygulamalarıyla şairlerin kafasında idealleştirilmiş bir imge olan Leyla’nın ruhsal ve fiziksel

                                                               34
   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40