Page 12 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 12
tarih çevresi
Çağdaş İslam düşünürü Musa Carullah hicabın kadın için ne anlama geldiğini ve onun iffet ve hürmetle
ilişkisini şöyle ifade etmiştir:
Hatunların hanelerine veya hane içinde kendilerine ayrılan bölmelere “harem” denilmesi, onlara hürmet
maksadıyladır. Onlara izinsiz girmek yasaktır, yabanzılarla karışık oturmalarının da bir sınırı vardır.
Hatunlar hanesi haremdir
Ka’betullâh gibi beytu’l-harâmdır.
Namus insanın en değerli varlığıdır. Hatunların namusları ise daha değerli, daha mukaddestir. Ailede
huzur ve saadetin esası hatunların ismet, iffet ve şereflerine bağlıdır. Şeref ve haysiyetine önem veren her insan,
bu namus denilen cevher mukabilinde her şeyini feda etmeyer hazır olan, onu muhafaza etmek içn her vesileyi
kabul eden kimsedir.
İşte bu manasıyla hicap (örtü) – yüz örtüsü değil de hürmet (saygınlık) örtüsü- medeniyetin ruhu,
ahlak ve edebin temelidir. Şüphesiz, hatunların en kıymetli cevherleri ancak fazilet kuvveti ve güzel bir
terbiye il muhafaza edilebilir. Her erkelerde hem de kadınlarda fazilet ve terbiye bulunursa, iki cins
arasında şüphe ve şaibenin bulunması elbette mümkün olmaz. İffetin değeri, hem erkek hem de kadın
tarafından bilinirse, yüz perdesine gerek kalmaz. Eğer hatun iffetin değerini bilmiyorsa yüz perdesinin
hiçbir kıymet-i harbiyesi olmaz. Hatunlar iffetin kıymetini biliyor, ama erkekler bilmiyorsa, işte hicap
bu gibi durumlarda faydalı ve zorunlu olur. Bu durumda da yüz perdesi değil, kadın erkek ihtilatı
(karışımı) önleyici bir hicap gerekir. Böyle bir hicabın gerekliliği, sadece Kur’an-ı Kerim’in emriyle
yahut hikmetin hükmüyle değil, belki hayatın dehşetli dersleriyle ve medeniyet dünyasının sayısız
kurbanlarıyla gün gibi ortadadır. Bu hususta tartışmaya kalkışmak, matematik kurallarını, gündüzün
aydınlığını ,inkâr etmek gibi bir şey olur (Carullah, 2014)
Netice itibarıyla hicap, iki yönlü bir davranıştır. Birincisi kadının bedenini teşhir etmekten sakınması;
ikincisi erkeklerin kadınlara bakışlarında saygı sınırlarını aşmamalarıdır. Böylece hicap kadının özgürlüğünü
kısıtlayan bir engel değil, aksine onun dokunulmazlığını ve kutsiyetini ilan eden bir zırhtır. İnsanın dış dünyaya
karşı sınırlarını belirlemesi, onun kendine olan saygısının ve varoluşsal derinliğinin en somut göstergesidir.
Kur’an-ı Kerim’de insanın mükerrem varlık oluşu (İsra, 70), tesettürün ahlaki zeminidir. Buradaki hikmet,
kadının veya erkeğin toplumsal alanda cinsel kimliğiyle değil, “insani saygınlık” (şahsiyeti) ile varlık
göstermesidir.
2.2. Nûr Suresi 31. Ayet Bağlamında Kadın Estetiği ve Örtünmenin Sınırları
Kur’an’ın örtünmeyle ilgili emri ve karşı cinslerin birbirlerine karşı uyarıldıkları pasajları Nûr Sûresinde
iki ayette ardı ardına görmekteyiz. Yukarıda özetle verdiğimiz bu ayetlerden kadınlarla ilgili olanı mealen
şöyledir:
11

