Page 61 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 61
tarih çevresi
ancak tavanda, kapı ve radyatör biçimlerinde geçmişe ilişkin alıntıları dikkat çekmektedir. 1936 “Lincoln
Zephyr”de ise akıcı hatların egemen olduğu yeni organik geometrili ön tampon ve aracın genelinde hakim
ovalliklerin oluşturduğu bir tasarım bütünlüğü dikkat çekmektedir (Tiryakioğlu, 2004).
Ford Model T, Model A ve Lincoln Zephyr.
1930’larda otomobil tasarımında görülen en tipik yaklaşım ise hava araçlarının aerodinamik yapısının
otomobilin bütünsel şeklinin oluşturulmasında etkin bir biçimde kullanılıp, “Streamline” akımı ile birlikte
akışkan hatlara ve yumuşak geçişli yüzeylere imkan tanıyacak biçimlerin uygulanışı olmuştur.
Chrysler Airflow’un, dönemin “Streamline” tarzını yansıtan reklamı.
Raymond Loewy’nin 1932’de tasarlayarak 1934 yılında üretime geçirdiği “Hupmobile Sedan” yalın ve
en az çizgi gruplarından oluşmuş karoseri tasarımı ile yeni bir yönelimin başlangıcı olmuştur. Otomobil
tasarımında akıcı hatlar yönelimi ile birlikte karoserinin darbe dayanımını artırıcı, otomobilin bütünselliğine
yönelik özel strüktür tasarımlarının uygulandığı ilk örnekler görülmeye başlanmıştır. 1940 yılında General
Motors, ön tampon, far ve çamurluklar arasında biçim bütünlüğünü yaratan yumuşak geçişli karoseri tiplerinin
yansıtıcısı olan torpido biçimlerinin geçerliliğini savunmuştur. 1936 yılındaki Ford Lincoln Zephyr’de yere
yakın çamurluklar, basık formda uzayıp giden ön çamurluk, basamak eşiği ve tekerleğin üzerinde bütünleşen
kapalı arka çamurlukları ile bütünsel karoseri yapısalcılığının örneğidir (Bush, 1985).
Savaş sonrası dönemin kritik yıllarında büyük ölçüde yok olan Avrupa endüstrisi, otomobil üretiminde
60

