Page 9 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 9
tarih çevresi
6. Besin kaynakları ve hassas kentleşme anlamında çevre ile olan etkileşim olması gerektiği şekilde
belirlenmelidir.
7. Taze sebze ve meyve elde etmede şehir çevreleri desteklenerek gıda çölü azaltılmaya çalışılmalıdır.
Bir toplumun beslenme eğitimi demek, aynı zamanda sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıkları
kazandırmak ve yanlış beslenme davranışlarını ortadan kaldırmak demektir. Bu amaç doğrultusunda, örgün
eğitim sürecinin her aşamasında, beslenme eğitimine önem verilmesi gerekmektedir. Konuyla ilgili tüm yeni
gelişmeler hizmet içi eğitimlerle desteklenmelidir (Alpural 2009: 123).
Beslenme insan sağlığını etkileyen en önemli etmenlerdendir. Sağlıklı beslenme adına uzmanların
önerilerinden biri de vejetaryen diyetlerdir. Fakat bu noktada önemli olan bu diyetlerin çok iyi planlanmış
olması gerekliliğidir. Bu sayede büyüme süreci boyunca olumlu katkıları olduğu gibi, kanser, diyabet, tansiyon
ve kalp damar hastalıkları gibi pek çok konuda da iyi yönde etkide bulunduğu belirlenmiştir (Özcan ve Baysal
2016: 112). Vejetaryen diyet ile ilgili tam bir öngörüde bulunabilmek için daha çok araştırma verisine ihtiyaç
olduğu da bir gerçektir (Beardsworth ve Keil 2011: 400).
Sağlık üzerinde yiyeceklerin ne şekilde bir etkisinin olduğunu ortaya koyabilmek için, yiyeceğin içindeki
hem etken maddenin hem de bileşiminin saptanması gereklidir. Bu sayede yiyeceklerin hastalıklar üzerindeki
iyileştirici etkisi de ortaya konmuş olacaktır (Şener 1978: 135).
Yapılan araştırmalarda yağ asitlerinin sağlık ve beslenme konusu üzerinde olumlu ya da olumsuz etkisi
gözlenmiştir. Yağ tüketiminin yeterli ve dengeli bir şekilde yapılması ve yağ asitlerinin yine aynı düzeyde
olması gerektiği gibi tüketilmesi gerekmektedir. Omega 3 ve omega 6 yağ asitlerinin birbiri ile dengeli bir
biçimde tüketilmesi beslenme açısından olumlu bir etkiye sahiptir (Çakmakçı ve Kahyaoğlu 2012:110).
SONUÇ
İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi ve yaşadığı ortamda hayatta kalabilmesi için tarih öncesi
çağlardan beridir bir mücadele vermiştir. Beslenme bu mücadele içinde en önemli yere sahiptir. Başlarda hayvan
leşleri yiyen ve avcı toplayıcı yaşama sahip olan insanoğlunun hayatı alet kullanımı, ateşin bulunması ve yerleşik
hayata geçme ile tamamen değişmiştir. Çiğ gıdalar tüketen insan toplumları yavaş yavaş besinleri işleyerek
çeşitli yöresel kültürler haline getirmiş ve bu kültürler beslenme anlamında toplumların ayırt edici özellikleri
haline gelmiştir. Yerleşik yaşamın getirdiği bitki ehlileştirme, tarım ve hayvancılık onlara bulundukları bölgede
yaşarlarken besinlerini saklamak ve işlemek için çanak, çömlek, fırın gibi dönemlerine uygun teknolojik aletleri
de geliştirmelerini sağlamıştır. Bu da sanayi devrimi ile gelişmeye devam eden bir özellik olarak günümüze
kadar gelmiştir. Özellikle Sanayi Devrimi ile yaygınlaşan, geleneksel kültürümüzden uzaklaşmış olarak işlenmiş
8

