Page 7 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 7
tarih çevresi
başlıkta toplayabiliriz: et, süt, tahıl ve sebze-meyve grubu olarak sıralanabilir (Öksüz ve diğerleri, 2018: 44).
Besin grupları içinde proteinlerin bağışıklık gelişiminde önemli ölçüde etkili olduğu bilinmektedir (Burgu ve
Bozan 1988:537). Mete (2018) ‘ in yaptığı bir çalışmada elde ettiği bulgular ışığında Koah hastalarına kaslarının
daha güçlü olması için protein miktarının fazla olduğu özel bir diyet programı önerilmektedir. Özellikle yaşı
ilerlemiş insanlarda günlük protein alma miktarı, yapılan araştırma sonuçlarına göre güvenli düzeyde 1,25 gr
olarak saptanmıştır (Durmuş ve diğerleri 2005: 41).
Geleneksel gıdaların üretimi ve tüketimi ile sağlıklı beslenme sağlanabilir. Bunun için toplumun
bilinçlendirilmesi adına her türlü çalışmayı ortaya koymak yerinde olacaktır. Özellikle genç nüfusun sağlıklı
beslenme konusunda farkındalık yaratacak çalışmalar ile politikalar geliştirmek gereklidir (Kocatepe ve Tırıl
2015: 61).
Yapılan araştırmalarda beslenme alışkanlıkları ve hızının, obezite hastalığının ortaya çıkmasında etkili
olduğu düşünülmektedir. Bu anlamda farkındalık yaratmak ve yüksek risk taşıyan insanlarda, hastalığın ortaya
çıkmaması adına önlem alınarak müdahale edilmesi önerilmektedir (Çayır ve diğerleri 2011: 18). Yine
çalışmalar göstermiştir ki, konuyla ilgili daha fazla araştırmaya ihtiyaç olmakla birlikte, kanser hastalığının
oluşma riski üzerinde beslenme şeklinin belirgin bir rol oynadığı söylenebilir (Çevik ve Pirinçci 2017: 5).
Beslenme alışkanlıklarının tetiklediği ya da bir takım besinlerin tüketilmediğinde rahatsızlığı azalttığı
hastalıklardan nörolojik bir bozukluk olan migren rahatsızlığının bireylerin sosyal yaşantısı üzerinde etkili
olduğu yapılan araştırmalarda gözler önüne sunulmaktadır (Özturan ve diğerleri 2016: 49).
İnsan yaşamının ilk iki yılı yaşama sağlıklı bir başlangıç için oldukça önemlidir. Bu dönemdeki sağlıklı
beslenme fırsatı kaçırılmaması gereklidir. Her toplumun imkânlar dâhilinde ürettiği besinler farklı olduğundan
tek bir diyet reçetesinden söz etmek oldukça zordur. Ülkeler bu anlamda yerel olarak yetiştirdiği besinlerden
bir araya gelen bileşimleri temel alan öneriler geliştirebilirse kendi toplumu adına faydalı olabilir. Bu süreçte
annelerin de bilinçlendirilmesi gerekmektedir (Gür 2006: 188). Konuyla ilgili yapılan başka bir çalışma
göstermiştir ki, anne sütü ile beslenen bebekler, mama ile beslenenlere oranla boy ve kilo olarak ilk 12 ay içinde
daha yavaş büyüme eğilimindedir. Bebeklerin genellikle 3. aydan sonra gelişimlerinin yavaş olması, hem anne
hem de hekimler tarafından sütün yeterli gelmediği kanısıyla ek gıda veya mamalara geçişi hızlandırmaktadır.
Aslında çok gerekmedikçe bu tür yollara başvurulmamalıdır (Özkaya ve diğerleri 2010: 344).
Hangi besinlerin tüketilip tüketilmediği, bir nevi beslenme alışkanlıklarını oluşturmaktadır. O nedenle
özellikle çocukluk dönemindeki tercihler, yaşam boyu önemli etkilere sahiptir. Öğünler sırasındaki besin seçimi
gibi konularda çocuklar bilinçlendirilmelidir. Bu sayede ileriki yaşlarda ortaya çıkabilecek sağlık ile ilgili riskler
de azaltılmış olacaktır (Kabaran ve Mercanlıgil 2013: 122).
Konuyu ülkeler bazında ele alırsak, toplumun beslenme durumunu iyileştirmek ve geliştirmek adına
6

