Page 62 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 62

tarih çevresi

       Jaques Cauvin tarımın kökeni üzerine gerçekleştirdiği çalışmalarında din ve sanat arasındaki ilişkiyi
oluşturan faktörlerin tarihöncesi dönemler içerisinde nasıl değişime uğradığını vurgulamaktadır. Tamamen avcı-
toplayıcılığa dayanan Paleolitik çağların sanatı göz önünde bulundurulduğunda zoomorfik bir anlayışın hâkim
olduğu açıkça görülmektedir. Ancak yerleşik hayat, tarım ve hayvancılığın benimsendiği Neolitik Çağ sanatında
artık baskınlık zoomorfik perspektiften, ana tanrıça ve baba tanrı temelli bir çift anlayışa geçtiğini vurgulayan
Cauvin, insanlığın artık kendisini doğadaki etkin güç olarak görmeye başlamasından bahseder9.

       Greame Barker insan topluluklarının yerleşik yaşam biçimini benimsemesi, bitkileri ve hayvanları
evcilleştirmeleri sürecinde iklimin oynadığı anahtar role dikkat çeker. Sürekli yerleşik yaşam biçiminin
benimsenmesi, ilk köy yerleşimlerinin kurulması aslında tarım ve hayvancılık faaliyetleri için ön koşul olarak
tanımlanabilir. Dolayısıyla Pleistosen-Holosen geçişi insanlığın bitkilerin ve hayvanların evcilleştirilmesine
dayanan bir besin elde etme modelini benimsemeleri sürecinde uygun koşulların sağlanması açısından temel
faktör olarak kabul edilebilir10.

       Türkiye sınırları içerisindeki tarihöncesi yerleşim yerleri yukarıdaki paragraflarda değerlendirilen süreçler
kapsamında değerlendirildiğinde, yerleşik yaşam ile ilgili en erken verilerin Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu
Bölgesi Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem yerleşimlerinden geldiğini görmekteyiz. Hallan Çemi, Körtik Tepe,
Çayönü, Göbeklitepe, Nevali Çori ve çağdaş diğer komşu yerleşimler değerlendirildiğinde tamamen yabanıl
türlere dayalı bir besin elde etme stratejisinin hâkim olduğunu görmekteyiz. Dönemin erken aşamalarında
baklagillerin yoğun olarak tüketildiği gözlemlense de ileriki aşamalarda tahılların tüketimde baskınlığı ele
geçirdiği açıkça görülmektedir. Tahıllar üzerinde gerçekleştirilen morfolojik gözlemler, evcilleştirme sürecine
dair önemli gelişmelerin yaşandığını açıkça ortaya koymaktadır. Hayvansal besinler içerisinde de benzer bir
değişim süreci karşımıza çıkmaktadır. Dönemin erken aşamalarında ceylan en baskın tür olarak karşımıza
çıkarken, Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem’in ileri aşamalarında koyun ve keçinin yoğun olarak tüketildiği
görülmektedir. Hem bitki hem de hayvan türlerinin bazılarında evcilleştirme yolunda önemli gelişmeler yaşansa
da, besin elde etme ekonomisinin tamamen evcilleştirilmiş bitki ve hayvanlara bağlı olma sürecinden Neolitik
Çağ’ın Çanak Çömlekli Neolitik evresinde bahsedilebilmektedir11.

       İnsanlık tarihinin başlangıcına baktığımızda tamamıyla avcı-toplayıcılık temelli bir besin ekonomisinin
yaygın olduğu açıkça görülmektedir. Ancak Buzul Çağlarından günümüz iklim koşullarına geçiş sürecinin
yaşandığı Pleistosen-Holosen dönüşümü, insanlığın avcılık-toplayıcılık tan tarım-hayvancılık faaliyetlerine
geçiş sürecinde uygun iklimsel koşulların sağlanması sebebiyle anahtar bir role sahiptir. Ancak sadece çevre
koşulları bu süreç için yeterli değildir. Braidwood’un vurguladığı üzere insanlığın Alt Paleolitik dönemden
itibaren elde ettiği tecrübeler, Neolitik Çağ’da yerleşik yaşam, tarım ve hayvancılığın ortaya çıkışında ana

9 Cauvin, 2000: 66.
10 Barker, 2006: 395-397.
11 Güngördü, 2023.

                                                               61
   57   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67