Page 24 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 24

tarih çevresi

sensörler, yapay zekâ, büyük veri, insansız hava araçları, kara araçları gibi ileri teknolojiler tarım sektörüne
entegre edilerek tarımda hassasiyet ve verimlilik sağlamak için kritik bir rol oynamaktadır (Ünal, 2025).
Teknoloji temelli çözümler ise sürdürülebilirliği verimlilik üzerinden tanımlama eğilimindedir. Dijital tarım
olarak adlandırılan bu süreç, tarımsal üretimin dijital platformlar aracılığıyla yönetilmesini ifade eder (Klerkx
vd., 2019). Bu kapsamda akıllı tarım IoT sensörleriyle veri toplamayı, hassas tarım bu verilerle aynı alanda
değişken oranlarla uygulama yapmayı, ve otonom sistemler ise bu süreçleri YZ ve robotikle tamamen insansız
yürütmeyi hedeflemektedir. Hassas tarım uygulamalarının, girdi kullanımını optimize ederek sürdürülebilirliğe
önemli katkılar sağlayabileceği belirtilmektedir (Bongiovanni & Lowenberg-DeBoer, 2004). Kuşkusuz,
sürdürülebilir kalkınma yöntemlerinin yerel koşullara uygunluğunun bilimsel araştırmalarla titizlikle
değerlendirilmesi gerekmektedir.

       Modern tarımın yol açtığı ekolojik tahribat ve iklim krizi gastronomi dünyasında da sürdürülebilirlik
odaklı bir paradigma değişimine yol açmıştır. Organik tarım, agroekoloji ve dijital tarım gibi yaklaşımlar, sadece
birer üretim metodu olmanın ötesinde, gastronomik tercihleri ve tüketici taleplerini derinden etkilemiş hatta
restoranların kendi hammaddelerini (bitkisel ve hayvansal) üretme yöntemlerine yönelmesine neden olmuştur.
Bu bağlamda tarım ve gastronomi arasındaki simbiyotik ilişki, insanlığın gelecekteki beslenme modelini ve
gıda sistemlerinin sürdürülebilirliğini belirleyecek en kritik eksen olarak öne çıkmaktadır. Artık bir restoranın
menüsü, sadece lezzeti değil, aynı zamanda içeriklerinin nasıl ve nerede üretildiğine dair etik ve ekolojik bir
beyan niteliği taşımaktadır. Bu kapsamda bir felsefe belirleyerek harekete geçen örneklerden bazıları yurtdışında
Azurmendi, Blue Hill at Stone Barns, Noma, The Silo; Türkiye’de ise Venge Restaurant, Vira Bismillah, Varyant
Butik Otel ve Restoran vb. olarak sıralanabilir.

       Sonuç
       Bu çalışma gastronomi ve tarım tarihini ele almak ve ekolojik sonuçlarını açıklamak üzerine
hazırlanmıştır. Çalışmada nitel analiz tekniklerinden doküman analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen
verilere göre, gastronomi ve tarım tarihi birbirinden ayrılamayan iki parçadır. Tarımın, sanayileşmenin ve
teknolojinin gelişimi insanlığın gastronomik bilgi ve tecrübesini zamanla arttırmış, zaman içerisinde beslenme
temel bir ihtiyaçtan sosyal tabakalaşmanın bir işareti, duyusal ve düşünsel bir deneyime dönüşmüştür.

       İnsan; gerçekleştirdiği faaliyetler, nufus artışı ve teknolojinin hızla gelişimi ile giderek doğadan
ayrışmıştır. Bu süreç insan istekleri ve davranışları ile şekillenerek biyosferi de etkilemiştir. Gıdanın tarımla
tarihsel süreçleri birbiriyle girift bir biçimde içiçe geçmektedir. insanlık bu girift ilişkiye ekolojik çevreyi dahil
etmediği için kendi varoluşunu tehdit eden büyük sorunlar yaşamaktadır. İnsan merkezci (antropojenik)
eylemlerin gezegenimiz üzerindeki etkisi oldukça baskın hale gelmiştir. Günümüzde gastronomi ve tarım
sektörleri yaşanan olumsuz gidişatı önlemek adına elini taşın altına koyarak sürdürülebilirlik yolunda
sorumluluk almaya başlamıştır. Bu süreçte sürdürülebilir uygulamalar ve teknoloji desteği devreye girerek

                                                               23
   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29