Page 62 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 62
tarih çevresi
üzerinde Latinceyle şunları bildiriyor gelip geçene: “Avrupa’nın uzlaşması ve bu adaların aşkı,
1814’den beri hükümranlığı vermiştir bize.” – Kytheralıların tanrısı aşk! Bu iddianın altına imza
atan sen misin?9
Nerval, Fransa’nın emperyal gücü söz konusu olduğunda Bonapartvari bir tavırla hem İtalya
topraklarında hak iddia eder hem de adanın Yunan mitolojisindeki adı olan Kythera’yı kullanarak
Antikite’nin kadim geçmişine bir Fransız olarak sahip çıkar. İngiltere’nin adadaki egemenliğine ise
hayıflanarak bakar. Nerval’in anlatıları, Batı’nın güçlü imparatorlukları arasında yaşanan arkeoloji ve
kültür politikalarının altında yatan Antik Yunan dünyasının kültürel geçmişine ve mirasına sahip çıkma
eğilimini ve bu miras üzerinde hegemonya kurma mücadelesini ortaya koyan somut örneklerdir:
Burada [Aplunori], koyun öteki ucunda yer alan San Nicolo’yu koruyan kalenin kuleleri üzerine
elli yıl boyunca art arda Venedik, Fransız ve İngiliz bayraklarının çekilmiş olduğunu görmüş yoksul
Yunan köylüleri ikamet ediyor. İhtiyarlar, Fransız Cumhuriyeti’ni ve onları Yedi Ada Cumhuriyeti’ne
bağlayarak özgürleştiren General Bonaparte’ı hala hatırlıyorlar. İngiltere, 1815’den sonra bu
dayanıksız özgürlüğü ortadan kaldırdı ve Cérigo’da yaşayanlar, Mora’daki kardeşlerinin kazandığı
zafere pek de neşe duymadan tanık oldular. İngilizler, işgal ettikleri yerlerin halklarını İngiliz haline
getirmezler, demek istediğim egemenlik kurarlar ve onları köleler ya da kimi zaman hizmetçiler
haline getirirler. Maltalıların başına gelen budur ve eğer İngiliz aristokrasisi bu tozlu ve kurak adayı
yerleşmeye layık görselerdi, Cérigo’daki Yunanlıların başına da aynı şey gelmiş olacaktı. Ama
komşumuz İngilizlerin antik Kythera’dan alıp götürebilecekleri bazı zenginlikler hala var;
hatırlanmaya değer yerleri belirten birkaç alçak kabartmadan ve heykelden söz etmek istiyorum
yani. İngilizler, Aplunori’den bir mermer friz alıp götürmüşler. Bu frizin üzerinde bazı eksikliklere
rağmen, 1798’de Fransız Cumhuriyeti komiserleri tarafından bir araya getirilmiş şu kelimeler
okunabiliyordu: “Kytheralıların ve tüm dünyanın egemen tanrıçasının, Aphrodite’in tapınağı.”10
Fransız seyyah, Fransa’nın cumhuriyetçi politikasının dayandığı özgürleştirmeye vurgu yapar;
Fransızların ulusal özgürlüklere saygı duyarken İngilizlerin köleleştirerek sömürge politikası izlediğini
savunur. Nerval’e göre, arkeolojik buluntular da aynı muameleye maruz kalmış, Fransa Antik Yunan
mirasına sahip çıkıp onu dünya mirasının bir parçası olarak görmüş ve buluntuları adada korumaya
çalışmışken, İngiltere bunları kendi nüfuzuna geçirip İngiliz malı olarak görmüş ve soyunun kadim
parçaları gibi kendi ülkesine götürmüştür. Nerval’in buluntuları kendi ülkesine götürmekle suçladığı
9 Gérard de Nerval, Doğu’da Seyahat, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2004, 111.
10 Nerval, Doğu’da Seyahat, 114-115.
61

