Page 61 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 61
tarih çevresi
Sodom’dan Gomorra’ya kaçtıklarını söyleyebileceğimiz seyyahlar ise Doğu’daki yolculuklarının her
anında egzotizmi, modernizmin bozmadığı, doğal olanı arayacaklardır; kaçışları ise, bir anlamda şehirli-
kapitalist-kozmopolit Protestan ahlaka karşı bir hareket olarak da ortaya çıkmıştır.6 Aydınlanma,
modernleşme ve kapitalistleşme sürecinden kaçan Romantikler, bir başka modern olgunun doğuşuna
tanıklık etmişlerdir.
Nerval, Rogier ve Flandin’in de çağına tanıklık ettikleri XIX. yüzyılın ilk yarısı, Avrupa’da
devrimlerin birbiri ardına patlak verdiği yıllardır. Neredeyse her Avrupa ülkesinde özgürlükler, insan hakları
gibi konular sıkça konuşulur hale gelmiş, benzer söylemler aynı dönemde Güney Amerika’da da ortaya
çıkmaya başlamıştır. 1820’lerde başlayan İspanya, Napoli ve tüm Avrupa meselesi haline gelen Yunan
isyanı, 1830’larda Belçika’nın Hollanda’dan bağımsızlığını kazanması, Polonya ayaklanması, İsviçre’de
liberalizmin yükselmesi, İspanya ve Portekiz’de din adamlarıyla liberaller arasında iç savaşın tırmanışa
geçmesi, İrlanda’da özgürlükçü söylemlerin ortaya çıkması dönemin ses getiren siyasi olaylarıdır.7
Devletlerin yönetim sistemlerinin yeniden gözden geçirildiği, ulus-kimlik anlayışının yerleştiği bu
dönemde ekonomik ve toplumsal gelişmeler de söz konusu dönüşümün önemli bir parçası haline gelmiştir.
Ulusal bilinç her ülkenin politik gündeminde yer alan bir konu olmuş, Avrupa’da gençler arasında Genç
İtalya, Genç Polonya, Genç İsviçre, Genç Almanya ve Genç Fransa gibi gruplar ortaya çıkmıştır.8
Seyyahlar da zaman zaman ulus-kimlik bilinciyle hareket etmişler, Fransa’yı ve Fransız kimliğini
yücelten yorumlar kaleme almışlardır. Nerval’in seyahatnamesine bakıldığında, yolculuğu boyunca Fransa
ve İngiltere’nin Doğu’daki ekonomik ve siyasi gücü arasında yaptığı çeşitli karşılaştırmaları dönemin
yükselen politik söylemi ulus-bilinçle aktardığı görülür. Seyyahların yolculukları sırasında kendi ülkeleri
ile güçlü olan diğer devletleri sıklıkla karşılaştırma fırsatı bulması XIX. yüzyılda sayıları artış gösteren
seyahatlerin kişilere yerinde gözlemleme fırsatını vermesiyle birlikte olağan bir hale gelmiştir. Özellikle
Doğu’ya yapılan seyahatlerde, Batılı devletlerin bu topraklar üzerindeki güç savaşları açıkça görülür.
Yolculuğunun başlarında Çuha Adası üzerinden geçen Nerval, Fransa ve İngiltere’nin Doğu’daki gücünü
şu satırlarla karşılaştırmaya başlar:
Cérigo toprağına ayak bastığımda, bu adanın yüzyılımızın ilk yıllarında Fransa’ya ait
olduğunu üzülerek hatırlamaktan kendimi alamadım. Venedik’in mirasçısı olan yurdumuz, Malta’da
olduğu gibi burada da her şeyi İngiltere’ye kaptırdı ve İngiltere her iki yerde de mermer bir levha
6 Hasan Aksakal, Politik Romantizm ve Modernite Eleştirileri, İstanbul: Alfa Yayıncılık, 2015, 42.
7 Hobsbawm, Devrim Çağı: 1789-1848, 124-125.
8 Hobsbawm, Devrim Çağı: 1789-1848, 147.
60

