Page 82 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 82

tarih çevresi

dünyanın en çok elektrikli araç satan firması haline gelmesi ve batarya üretiminde lider konumda bulunması
Çin’in yakın gelecekte dünya otomotiv sektöründe hem teknoloji geliştirme hem de üretim açısından ön planda
olacağını göstermektedir. Bu aşamada ülkelerin sektörel öncelikleri ve Ar-Ge harcama tercihlerine ilişkin bir
parantez açmak yararlı olacaktır. ABD’nin, otomotiv sektörünün ana ve yan sanayileriyle birlikte oluşturduğu
büyük ekonomik ağları ve istihdam kapasitesini göz ardı ederek bu sektörden uzaklaşmasının yarattığı olumsuz
toplumsal ve ekonomik sonuçlar covid salgını döneminde çok açık şekilde ortaya çıkmıştır. ABD’de otomotiv
sektörünün başkenti sayılan Michigan Eyaletine bağlı Detroit şehri, harabeye dönmüş fabrikaları ve terkedilmiş
yerleşim yerleriyle yaşanan toplumsal ve ekonomik yıkımın adeta somut sembolü haline gelmiştir. Dünya
otomotiv sektöründe öncü konumda olan ve ekonomik gerekçelerle tedarik ürünlerin çok büyük bir bölümünü
hatta bazı markalarda üretimin tamamını çevre ülkelere kaydırmış olan AB ülkelerinin, covid salgını döneminde,
başta mikroçip krizi olmak üzere tedarik zincirlerinin kırılmasıyla yaşadığı sorunlar, izlenen politikaların
yeniden gözden geçirilmesini zorunlu hale getirmiştir. Otomotiv sektöründe bugüne kadar, yerel teşviklerden
ve ucuz işgücünden yararlanmak, nakliye riskleri ve maliyetlerini en aza indirmek, yerel talepteki değişikliklere
çabuk yanıt verebilmek, merkez ülkelerdeki katı düzenlemelerinin yükümlülüklerinden kurtulmak gibi
nedenlerle benimsenen “pazara yakın yerde üret” yaklaşımı, üretim yapılan kimi çevre ülkelerdeki, siyaset,
hukuk, ekonomi, sağlık, eğitim gibi alanlardaki ciddi sorunlar yüzünden de tartışılmaya başlanmıştır.

     Bu süreçte, bazı ülkeler ve otomotiv üreticisi firmalar, tedarik zincirlerinin kırılganlığından korunmak ve
büyük boyutlara ulaşan istihdam sorunlarını azaltmak amacıyla hükümetlerin de teşvikiyle bazı ana ve tedarik
ürünlerin üretimini bulundukları ülkeye geri getirme politikalarını değerlendirmeye başlamıştır. Çokuluslu
şirketlerin, birinci önceliğinin toplumsal sorunların çözümüne katkı sağlamaktan çok en fazla karın elde edilmesi
olduğu ve bunun için her şeyi yapabilecekleri gerçeği akılda tutularak, önümüzdeki dönemlerde otomotiv
üreticisi merkez ülkelerin, dışa bağımlılık riski, işsizliğin yarattığı sosyal gerilimler, sosyal güvenlik
sistemlerinin içine düştüğü sürdürülemezlik krizleri, çift yönlü göç akımları, savaşlar, yatırım yapılan çevre
ülkelerdeki yapısal krizler gibi yakıcı sorunların yarattığı baskılar karşısında otomotiv sektöründe içe dönme
politikalarını benimseyebilecekleri öngörülebilir. Ancak, hemen her ülkenin yapısal sorunu haline gelmiş olan,
yüksek işsizlik oranlarıyla nitelikli işgücü açığının aynı anda bulunması politika belirlemede en önemli
etkenlerden biri olacaktır. Son kertede çokuluslu şirketlerin, en yüksek karı elde edebilmek için, vergilerden
kaçma, ucuz işgücü ve üretim maliyetlerine ulaşma, hammadde ve pazarlara yakın olma gibi ekonomik
güdülerle, hükümetlerin teşviklerine rağmen, en azından teknolojik bileşimi ve katma değeri düşük üretimlerini
çevre ülkelere kaydırma politikasından kolay vazgeçmeyeceği de söylenebilir. Bu konudaki eğilimin yön ve
kuvvetini, uluslararası düzlemde meydana gelebilecek, toplumsal, ekonomik, siyasal olaylar ile ülkelerin ve
çokuluslu şirketlerin çıkar savaşlarının seyri belirleyecektir.

     5. Otomotiv Sektöründe (Motorlu Araçlarda) Enerji Açısından Teknolojik Yönelim

     Otomotiv sektörünün kökeni buhar makinesinin geliştirilmesine kadar dayanır. Otomotiv sektöründe

                                                               81
   77   78   79   80   81   82   83   84   85   86   87