Page 79 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 79

tarih çevresi
kısa zamanda terkedilmiştir. Dolayısıyla klasik araçların tam elektrikli (EV) ya da melez (HEV) araçlara
dönüştürülmesine yönelik bir sektörün gelişme olasılığı görünmemektedir.

     Uzun dönemde, gerek kuruluşlar gerekse bireyler açısından yaygınlaşma olasılığı bulunan “mülkiyet
paylaşımlı araç” (Ownership-Shared Vehicle) ve “seyahat paylaşımlı araç” (Ride-Sharing Vehicle)
uygulamalarıyla araç başına düşen km ya da saat bazında kullanım oranlarının artmasının otomotiv satışlarındaki
artışı belli ölçüde frenleyebileceği gözden uzak tutulmamalıdır. Belediyelerin, kamu kuruluşlarının, özel
şirketlerin sunduğu “kullan bırak” (Use-Leave Vehicle) hizmetleri de bu kapsamda değerlendirilebilir. Araç
mülkiyetini ya da seyahat paylaşımını içeren uygulamalar daha şimdiden yaygınlaşmaya başlamıştır. Otomotiv
mülkiyetinin, ilk satın alma yatırımı, bakım, onarım, sigorta, vergi, otopark gibi giderler yüzünden birim km/saat
başına kullanım maliyetlerinin yüksekliği bu süreci hızlandırabilir. Tüketici hareketlilik davranışının değişimine
bağlı olarak, “amaca uygun hareketlilik (mobilite) çözümleri”nin artışıyla birlikte 2030’lu yıllarda satılan her
10 araçtan birinin potansiyel olarak “paylaşımlı araç” olacağı tahmin edilmektedir.

     4. Otomotiv Sektöründe Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge)
     Bilimsel ve teknolojik bileşimi yüksek sektörlerin hepsinde olduğu gibi otomotiv sektöründe de Ar-Ge
çalışmalarının ve bununla bağlantılı olarak Ar-Ge harcamalarının önemi çok büyüktür. İstinasız bütün
sektörlerde, Ar-Ge çalışması yapmadan, üretilen katma değerin en büyük bölümünü oluşturan teknoloji ve
patentin sahibi olmak olası değildir.
     Otomotiv sektörü genellikle toplam Ar-Ge harcamaları bakımından tüm sektörler içinde çok önemli bir
paya sahiptir. Aşağıdaki Tablo 1’de 2016 yılında AB ve ABD’deki sektörel bazda Ar-Ge harcamaları
görülmektedir:

                                                               78
   74   75   76   77   78   79   80   81   82   83   84