Page 43 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 43
tarih çevresi
Lyon demiryolu hattı açılmış, 1835’te Almanya’da Nürnberg-Fürth hattı faaliyete geçirilirken 1839’da Hol-
landa’da Amsterdam-Harlem arasında ülkedeki ilk demiryolu hattı kurulmuştur (Tozoğlu, 2024: 36, 38).
Buhar makinesinin deniz ve nehir taşımacılığında kullanımının ise daha erken tarihlerde gerçekleştiği
görülmektedir. Şöyle ki nehir taşımacılığında ilk buharlı gemi 1807 yılında Hudson Nehri’nde işletilmeye baş-
lanmıştır. 1816 yılında ise deniz taşımacılığında ilk defa buharlı gemi kullanılmıştır. Bu yılda İngiltere ile Fransa
arasındaki Manş Denizi bir buharlı gemi ile geçilmiştir (Kuran, 1995: 159).
Buhar makinesi kullanılarak bir çeşit kendi kendine hareket eden aracın yani otomobilin icadı için ise
bir süre daha beklenilmiştir. Bu gecikme, esas olarak lokomotifler için kullanışlı olan buhar makinesinin loko-
motife göre hafif ve kendi ekseni etrafında kolay bir şekilde manevra yapabilecek at arabası gibi araçlar için
elverişli olmamasından kaynaklanmıştır. Konu üzerine araştırmaların kesintisiz devam etmesiyle bu sorunun
da üstesinden gelinmiştir. Girişimlerden nihayet 1890’larda başarılı sonuçlar elde edilmiş ve Avrupa’da Daimler,
Benz, Peugeot, Panhard, Levassor, Bernardi ve Lanza, ABD’de ise Duryea ve Ford marka ilk otomobiller üre-
tilmiştir (Engin, 2015: 411).
Osmanlı kamuoyu Batı Avrupa’da Sanayi Devrimi sürecinde ulaşım alanında ortaya çıkan gelişmeler-
den haberdar olurken, bu süreçte Osmanlı yönetiminin konuya ilgisi sadece gelişmeleri izlemekle sınırlı kal-
mamıştır. Bu kapsamda ilk gelişme İngiltere’den 1828 yılında bir buharlı gemi satın alınması olmuştur. Sonraki
tarihlerdeki gelişmelerin ise en bilinenleri yine Avrupa’dan satın alınan omnibüsler, trenler ve tramvaylardır.
Esasında literatürde Avrupa’dan otomobil de satın alındığı belirtilmektedir. Bununla birlikte Osmanlı Devleti’ne
otomobilin ilk ne zaman getirildiği hususunda literatürde üzerinde mutabık kalınmış kesin bir tarihten bahse-
dilememektedir. Bu çıkarımımızı literatür taraması sonucuna dayandırmaktayız ve literatürde atıf yapılan Os-
manlı arşiv belgeleri okunarak çıkarımımızın doğruluğu tarafımızdan teyit edilmiştir. Kanaatimizce -aşağıda
ayrıntılı olarak anlatılacağı üzere- literatürde konuya ilişkin mevcut “karışıklık” dünya otomobil tarihi dikkate
alınmaksızın Osmanlı Devleti’nde ilk otomobille ilgili olması muhtemel arşiv belgelerine yönelik başta tarihsel
ve iktisadi bağlamlar olmak üzere “bağlamdan kopuk” değerlendirmeler yapılmasından kaynaklanmaktadır.
Başka bir husus, sadece literatürde atıf yapılan Osmanlı arşiv belgelerinin okunmasıyla yetinmeyip arşivde
sondaj usulüyle arşiv araştırması da yaptığımızdır. Bu süreçte belki de tartışmayı sonlandırabilecek nitelikte
bir belgeye tarafımızdan rastlanılmış olup aşağıda bu belgeyle ilgili kısa açıklamalara da yer verilmiştir.
Çalışmada konuyla ilgili literatürün taranması, hem literatürde konuyla ilgili atıf yapılan arşiv belge-
lerini incelemek hem de başka bir belge bulmak üzere sondaj usulü kullanarak arşiv araştırması ve elde edilen
bulguların değerlendirilip hem bazı teorik hem de Osmanlı Devleti’ne ilk otomobilin getirilme tarihi hususun-
daki literatürdeki tartışmaya katkı bağlamında bazı sonuçlara ulaşılması şeklinde bir yöntem izlenmiştir. Arşiv
araştırması Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı bünyesinde bulunan Osmanlı
Arşivi’nde yapılmıştır. Belgelerde geçen hicri ve rumi tarihlerin miladi tarihe çevrilmesinde Türk Tarih Ku-
rumu’nun Tarih Çevirme Klavuzu’ndan, kelimelerin okunmasında Ferit Devellioğlu’nun Osmanlıca-Türkçe
42

