Page 90 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 90
tarih çevresi
In this context, the study provides a historical evaluation of the economic transformation from
the Ottoman Empire to the Republic of Türkiye within a framework of continuity and rupture.
Keywords: Ottoman economy, Turkish Republic economy, national economy, statism,
economic transformation.
GİRİŞ
Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş süreci, yalnızca siyasi bir rejim değişimi
olarak değerlendirilemez. Bu dönüşüm aynı zamanda üretim ilişkilerinin, ekonomik kurumların ve
devletin ekonomi içindeki rolünün yeniden tanımlandığı uzun bir tarihsel kırılmayı ifade eder.
Klasik Osmanlı ekonomik sistemi, uzun süre boyunca kendi iç dengesini koruyabilen, ancak dış
dünyadaki kapitalist dönüşüme uyum sağlamakta zorlanan bir yapı olarak varlığını sürdürmüştür.
19. yüzyıla gelindiğinde Avrupa’da yaşanan Sanayi Devrimi, üretim tekniklerini ve ticaret
ilişkilerini kökten değiştirmiştir. Osmanlı ekonomisi ise bu yeni küresel sisteme eşit bir aktör olarak
değil, giderek daha bağımlı hale gelen bir çevre ekonomi konumunda dahil olmuştur. Cumhuriyet’in
kuruluşuyla birlikte bu bağımlı yapının dönüştürülmesi hedeflenmiş ve ekonomik bağımsızlık,
siyasal egemenliğin tamamlayıcı bir unsuru olarak kabul edilmiştir.
1. Klasik Osmanlı Ekonomik Yapısı
Osmanlı ekonomik sistemi modern anlamda piyasa merkezli bir yapıdan ziyade, devletin güçlü
düzenleyici rol oynadığı bir model üzerine kurulmuştur. Bu modelin temel amacı tamamen kâr
değil, toplumsal düzenin ve iaşenin sürekliliğinin sağlanması olmuştur. Bu nedenle üretim ve
dağıtım süreçleri sıkı devlet denetimi altında yürütülmüştür.
Klasik dönemde ekonomik yapının omurgasını tımar sistemi oluşturmuştur. Bu sistem sayesinde
toprak mülkiyeti devlete ait olmuş, kullanım hakkı ise belirli hizmetler karşılığında sipahilere
verilmiştir. Böylece hem tarımsal üretim düzenlenmiş hem de askeri sistem finanse edilmiştir.
Ancak bu yapı, uzun vadede özel sermaye birikimini sınırlayan bir etki yaratmıştır.
Şehir ekonomilerinde ise lonca sistemi belirleyici olmuştur. Loncalar, üretim kalitesini kontrol
eden, mesleki eğitim sağlayan ve fiyat istikrarını koruyan kurumlar olarak işlev görmüştür. Bununla
birlikte bu yapı, teknolojik yeniliklerin sisteme dahil olma sürecini yavaşlatmış ve sanayileşme
sürecine geçişi zorlaştırmıştır.
17. yüzyıldan itibaren tımar sisteminin çözülmesi, mali yapının bozulması ve merkezî otoritenin
zayıflaması ekonomik sistemde kırılganlık yaratmıştır. Avrupa’da sermaye birikimi ve sanayi
üretiminin hızlanması, Osmanlı ekonomisini rekabet açısından geride bırakmıştır.2
2 Pamuk, Ş. (2019) Osmanlı-Türkiye iktisadi tarihi 1500–1914. İstanbul: İletişim Yayınları. s.140-177.
88

