Page 31 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 31

tarih çevresi

doğurmuştur (Pamuk, 2019: 191).
    Öte yandan, güncel uygulamalı kalkınma literatürü; ulaştırma ağlarının, bilhassa demiryolu

altyapısının optimize edilmesinin bölgesel ticari ekosistemleri canlandırdığını ve işlem maliyetlerini
radikal biçimde düşürdüğünü ampirik olarak kanıtlamaktadır (Donaldson, 2018: 812-815). Bu teorik
yaklaşım, Osmanlı taşrasındaki kara nakliyesi engeli ithal ürünlerin nihai piyasa fiyatları üzerinde
yarattığı suni enflasyonist baskıyı deşifre etmeyi kolaylaştırmaktadır. Benzer şekilde, yabancı
finansmana ve büyük ölçekli liman-altyapı imtiyazlarına dayalı büyüme stratejilerinin, yerel üretim
portföyünü çeşitlendirmede yetersiz kaldığına; aksine lojistik hatlarda dışa bağımlılığı
kronikleştirdiğine dair çağdaş iktisadi bulgular mevcuttur (Rodrik, 2016: 45-49). Bahse konu
modern ampirik modellerden hareketle Osmanlı iktisadi yapısına temkinli bir karşılaştırmalı bir
analiz uygulamak; dışa bağımlı modernleşme hedeflerinin, zayıf ve ilkel bir iç ulaştırma şebekesiyle
birleştiğinde ithal ara malların toplam maliyet haritasını nasıl yukarı fırlattığını açıkça
göstermektedir. Erken modern/modern dönem dinamikleri ile çağdaş ekonomik parametreler
arasındaki köklü kurumsal ve tarihsel farklılıkların, bu tarz anakronizm riski barındıran
karşılaştırmalı çıkarımların metodolojik sınırlarını çizdiği gözden kaçırılmamalıdır (Rodrik, 2016:
52).

3.2 Yalova Kağıt Fabrikası'nın Kuruluşu

3.2.1 Kuruluş Amacı Ve Planlama Süreci
    Yalova'daki kâğıt imalathanesinin (Yalova Kâğıthanesi) kuruluş motivasyonlarını ve planlama

evrelerini doğrudan aydınlatacak mikro düzeyde arşiv vesikalarının kısıtlılığı, konunun ampirik
analizini zorlaştırsa da; 19. yüzyıl boyunca olgunlaşan idari ve sınai hamleler, bu neviden bir
yatırımın hangi kurumsal mantık ve yapısal gereksinimler doğrultusunda şekillendiğini
kuramsallaştırmak adına güçlü bir zemin sunmaktadır (Kağıtçı, 1977: 34-38). Özellikle Tanzimat
sonrasında Bağdat gibi köklü eyaletlerin yeni vilayet nizamnameleri uyarınca rasyonel birer idari
birime dönüştürülmesi; maliye, adliye, eğitim, ulaşım ve kamu sağlığı gibi hizmetlerin merkeziyetçi
bir devlet modeliyle yeniden organize edilmesini beraberinde getirmiştir. Bu idari yoğunlaşma;
resmi yazışmaları, defter kayıtlarını ve arşiv pratiklerini niceliksel olarak muazzam bir boyuta
ulaştırarak kâğıt tüketimini sürekli tetikleyen yapısal bir talep dalgası yaratmıştır (Gencer, 2019:42).
Dahası, taşra ve nahiye ölçeğinde ihdas edilen yeni idari meclisler (meclis-i idare) ile bunlara bağlı
ihtisas komisyonları, kamusal karar alma mekanizmalarını tamamen basılı/yazılı tutanaklara,
mazbatalara ve raporlama sistemlerine dayandırmıştır (Gencer, 2019:155-158). Kâğıt, yalnızca
bürokratik rasyonelleşmenin teknik bir aracı olmaktan çıkmış; Babıali'nin taşra bürokrasisi ve yerel
aktörler üzerindeki denetim, gözetim ve merkezi otoriteyi pekiştirme stratejisinin en temel epistemik
enstrümanı haline gelmiştir (Ortaylı, 2007:82-85).

    Yaşanan bu bürokratik genişleme, Yalova gibi stratejik lokasyonlarda yerli kâğıt sanayisinin
canlandırılması adına hem güçlü bir piyasa talebi hem de idari bir meşruiyet zemini hazırlamıştır
(Kağıtçı, 1977: 42-45). İktisadi boyutta ise savunma sanayisine verilen yapısal öncelik, erken
modern Osmanlı sınai yatırımlarının sektörel kompozisyonunu doğrudan tayin etmiş; teknoloji

                                                                   29
   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36