Page 82 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 82
tarih çevresi
hayırlı bir hanım verilmiş değildir. Ey Ayşe senin kabilen yalanlandığı zaman o beni tasdik etti. Senin kabilen
bana düşmanlık ettiği zaman o bana dostluk kucağını açıp destek oldu. ve Allah ondan bana hiçbir hanımdan
nasip onu evlat nimetini ihsan etti.”(Öztürk, 1998, s. 24) söylemektedir.
Hülasa Hz. Hatice, hem İslam’ın hem de ailesinin varoluşunu gerçekleştiren bir kadın olarak karşımıza
çıkmaktadır. Hz. Hatice, bir iş kadını, bir eş ve annedir. Onun yüce gönüllülüğü İslam’ın genişlemesine ve
büyümesine katkı sağlamıştır. O sadede kendi varoluşunu değil Hz. Muhammed (s.a.v)’in de varoluşunun
gerçekleşmesini sağlamıştır.
Hz. Aişe
İslami ilimler tarihi Hz. Aişesiz düşünüldüğünde telafi edilemeyecek eksikleri arz etmektedir. İslam
tarihinde Hz Aişe, bilginliği ve öğreticiliği ile tanınan (Öztürk, 1998) önemli bir kadın figürdür.
Hz. Aişe bir kısım insanların hatim sayısını artırmak için mümkün olduğunca çabuk Kur’an okuduklarını
öğrendiğinde şöyle konuşmuştur. Böyle bir oluştan yarar beklenemez. Böylelerinin Kur’ân okumalarıyla
okumamaları aynıdır. Kur’ânı anlamı üzerine düşüne düşüne okunmalıdır (Öztürk, 1998).
Hz Aişe’nin bu ilim ve fikir gücü onu hadis alanında da bir çok yenilik yapmıştır. İstidrac hadis terimi
olarak yanılma ve düzeltme anlamı taşımaktadır. Celalettin Suyûtî bu konuda bir eser kaleme almıştır (Öztürk,
1998). Hz. Aişe’ye de hayranlık verici hafıza vardı. Hatta yüz beyitlik bir şiiri on iki dinleyişte rahatlıkla
ezberleyebiliyordu. Hz. Peygamber döneminde okuma yazma bilen üç hanımdan biri de oydu. Hz. Peygamberle
genç başlayan beraberliği Allah elçisinin son nefesini verdiği ana kadar gece gündüz devam etmiştir. Bu
beraberlik dilimleri özellikle fıkıh ve içerisinin vazgeçilmez isimleri arasında Hz. Aişe’nin girmesini sağlamıştır.
Rivayet ettiği hadisi şerif sayısı 2.000 in üstünde gösterilmektedir. O, bu hadislerin temel hedeflerine din hukuk
mantık açısından tahlil ve yorum konusuyla kendini göstermiştir. Hz. Ayşe’nin Arap dili ve edebiyatına vakıf
oluşu, Hz. Ayşe’yi dinsel metinler üzerinde tahlile ve fikirsel konular üzerinde diyalektik bir yaklaşımla
tartışmaya götürüyordu. Tahlil ve tenkit yerindeki cesur tavrını Hz. Peygamber karşısına bile sergilemekten
çekinmemiştir (Öztürk, 1998). Hz. Aişe Miraç hadisesinin ruhani olduğu fikrini benimser. Miraç hadisesiyle
ilgili olarak Hz. Peygamber yatağından hiç ya ayrılmamıştır. Mucize yolculukta olup biten her şey ruhanidir
görüşünü benimsemiştir (Öztürk, 1998).
Hz. Ayşe bir hikmeti teşvikiye dehası idi. Hikmeti teşvikiye dinsel hüküm ve emir ve yasağın nedeni
nedir sorusuna verilen cevaptır. Kur’ân bu neden ve niçin araştırmayı esas alır. Bu yapılmazsa emir ve yasaklar
insan hayatına hizmetten çok, tabuların insanının doğmasına destek verir. Bu araştırma ile hükümler yeni
zamanlar ve şartlara göre yeniden ele alınıp değerlendirilebilecektir (Öztürk, 1998,).
Hz. Aişe hanımların içerisine ilmi en fazla olan kimseydi. Zuhrî şöyle demektedir: Şayet Hz. Ayşe’nin
81

