Page 99 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 99

tarih çevresi

sunulan kamyonet ve jipler olmuştur. Bu girişimleri; Türk Otomotiv Endüstrisi A.Ş., Otosan, Çiftçiler A.Ş.’nin
faaliyetleri izlemiştir. 3 Öte yandan 1950-60 yıllarını kapsayan dönemde DP’nin ABD yardımları ile ilerlettiği
sanayileşme politikaları da otomotiv sektöründe deneyim kazanılmasında etkili olmuştur.4 27 Mayıs 1960 Darbesi
ile birlikte başlayan süreçle birlikte MGK’nin ekonomi politikaları, yerli sanayiyi geliştirmeye yönelik adımları
bünyesinde bulunduruyordu. 1961 yılı bütçe görüşmelerinde ise toplam bütçenin %20’sinin yatırımlara
ayrılacağının belirtilmesi, devlet ve özel sektör sanayiinin geliştirilmesine yönelik başlıca adımlardandı. Tabii ki
yerlilik ve sanayi söz konusu olunca otomobil sektöründe yerlilik de kamuoyunda dillendirilmeye başlamıştı.
Mevzubahis konular gerek Cemal Gürsel’i ziyaretlerde bulunan iş adamı ve akademisyen-mühendis kişiler
tarafından (Necmettin Erbakan, Sabahattin Zaim ve Vehbi Koç gibi isimler) gerekse Gürsel tarafından artık
konuşulur ve tartışılır hale gelmişti. Gürsel’in yerli otomobil fikrine gün geçtikçe ısınması ve bu fikrini icraata
dönüştürmek için çabalamasının arkasında birçok neden mevcuttu; ABD destekleri ile gelen otomobil ve
traktörlerin dışa bağımlılıktan çıkıp yerli üretimle desteklenmesi, 27 Mayıs Darbesi’nin oluşturduğu hükümete
yerli otomobil üretiminin getireceği prestij gibi etkenler vardı. Fakat öte yandan Devrim Projesi’nde görev almış
olan Şecaattin Sevgen’e göre Gürsel’in yerli otomobil fikri üzerinde durmasının ve sahiplenmesin nedeni,
Gürsel’in ordunun ihtiyaçları çerçevesinde yerli üretimin şart olduğunu ve dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini
düşünmesinden kaynaklıdır.5 Neticede bir asker olan Cemal Ağa, yerli otomobil fikrini de kendi alanı
çerçevesinde ele almış olabilir. Öte yandan böyle bir projeyi kamuoyunda neredeyse tek başına sahiplenir
durumda olması da Gürsel’in “milliliğini” artırır vaziyetteydi.

       Resmiyete dökülmeyen bu gelişmelerle birlikte Ocak 1961’de İstanbul’da bulunan dokuz firmanın
(Otosan, Gümüş Motor, Arçelik gibi şirketler) birlikte kurduğu Türkiye Makine Vasıta ve Yardımcı Sanayi Birliği,
yaptığı basın toplantısında; Türkiye’de mevcut şartlarda %80 oranında yerli otomobil üretiminin mümkün
olduğunu ve yerli sanayinin devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini öte yandan bu desteğin ithalatı da
azaltacağı görüşlerine yer verildi. Oluşturulan bu birlik, ilerde üretilecek otomobillerde orta sınıfa hitap
edilmesinin önemli olduğunu ve Almanya’da başarılı örneği bulunan Volkswagen gibi firmaların halk arabası
tabirli ürünlerinin Türkiye’de de başarılı olabileceğini vurgulamıştır. Yapılan bu faaliyetler ve kurumların
birleşerek görüş belirtmesi doğal olarak kamuoyunun da ilgisini çekmişti fakat bu işin üzerine en çok yoğunlaşan
kişi de Gürsel olmuştu. Ocak 1961’de bunlar olurken Mart ayına gelindiğinde ise Gürsel, yaptığı basın toplantısının
sonlarına doğru gazetecilerden soru gelmemesiyle birlikte kendisi gazetecilere: “Türkiye’de otomobil üretilebilir
mi?” diyerek soru yöneltmiştir. Gelen birçok cevabın olumsuz görüşlerle dolu olduğunu görmesinin akabinde
Gürsel:

3 Atila Bedir, Türkiye’de Otomotiv Sanayii Gelişme Perspektifi, T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı, Yayın No DPT: 2660, An-
kara, Kasım 2002, s. 26.
4 Feroz Ahmad, Modern Türkiye’nin Oluşumu, Sarmal Yayınevi, İstanbul, 1995, s. 164.
5 Aşık 2020, s. 30-35.

                                                               98
   94   95   96   97   98   99   100   101   102   103   104