Page 94 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 94

tarih çevresi

olarak gösterilebilir. Gelişmiş kabul edilen ülkelerin, ellerindeki fosil yakıtlara dayalı eski araç ve teknolojileri
çevre ülkelere transfer etme, çevre ülkelerin de çeşitli gerekçelerle bunları alma eğiliminde olacakları da
geçmişte yaşanan uygulamalara bakılarak söylenebilir. Ancak teknolojik dönüşüm tarihte hep olduğu gibi belli
bir faz farkıyla da olsa bütün ülkelerde mutlaka gerçekleşecektir. Ülkeler arasında her alanda yoğunlaşan küresel
ilişkiler ve uluslararası düzenlemeler bu faz farkının azalmasında önemli rol oynayacaktır.

     Otomotiv sektöründe istihdam alanında yaşanacak köklü dönüşümler, insan kaynağının yetiştirilmesinde
rol alan tüm eğitim kurumlarını ve öğretim programlarını da köklü değişime zorlayacaktır. Otomotiv sektöründe,
daha önce belirtilen, yapay zekâ, siber sistemler, yazılım, donanım, internet, veri uzmanlığı, iletişim, elektrik,
elektronik, mekatronik, elektrokimya gibi disiplinlerin gerektirdiği yeterliliklere sahip insan kaynağının
yetiştirilmesi büyük önem kazanacaktır. Bu üst düzey yeterliliklerin kazandırılmasına yönelik eğitim süreçlerine
başlayabilmek, eğitimleri kavrayabilmek ve sürdürebilmek için gerekli olan kesintisiz, zorunlu “temel genel
(akademik/politeknik/polisosyal) eğitim” süresi 11-12 yıl gibi sürelere uzayacak, otomotiv sektörüne özgü
yapay zekâ, siber sistemler, veri işleme gibi bazı yeterliliklerin kazandırılması ise önlisans, lisans, yüksek lisans
ve doktora düzeyindeki eğitimleri gerektirecektir. 8 yıllık temel eğitim üzerine kurgulanan, mesleki-teknik lise
ve mesleki eğitim merkezi modelleri günümüzde olduğu gibi yeni eğitim gereksinimlerine yanıt veremeyecektir.
Bilişsel yönü, niteliği ve katma değeri düşük, rutin (fordist), emek yoğun, parçalanmış iş modellerine göre
işgücünün yetiştirilmesi için örgütlenmiş ve çocuk işçiliğini “meşrulaştıran” ortaöğretime ya da MESEM’lere
(Mesleki Eğitim Merkezleri) dayalı mevcut mesleki–teknik eğitim kurumlarının kökten değiştirilme zorunluluğu
ortaya çıkmıştır.

     Bugün, olası gelişmeler önceden öngörülerek, eğitim sistemlerinin geleceğin insan kaynağını yetiştirmesi
yönünde yeniden örgütlenmesi ve işletilmesi bütün ülkelerin önünde acil bir görev olarak durmaktadır. Bilimsel
ve teknolojik bileşimi yüksek tüm alanlarda olduğu gibi otomotiv sektöründe de özgül (spesifik) bir mesleğin
eğitimine ancak 11-12 yıllık kesintisiz, zorunlu “temel genel (akademik/politeknik/polisosyal) eğitim”den sonra
başlanmalıdır. Bu bağlamda, herkes için zorunlu olacak kesintisiz temel genel eğitim sonrasında başlanması
gereken özgül mesleki-teknik eğitim süreçleri, yükseköğretim kurumlarıyla birlikte, mesleki-teknik eğitim
merkezleri, yaygın eğitim kurumları, hizmetiçi eğitim enstitüleri, kurumsal akademiler, kurumsal eğitim
birimleri tarafından gerçekleştirilecektir. Tüm eğitim kurumlarının, ulusal ve uluslararası akreditasyon
ölçütleriyle birlikte standart kalite ve belgelendirme sistemine dâhil edilmesi zorunlu hale gelecektir. Otomotiv
sektöründe, yeni gelişmeler sonucu kalite ve güvenliğin çok daha fazla öne çıkması nedeniyle, insan kaynağının
halen tıp ve havacılık sektöründe olduğu gibi yetki belgesi olmaksızın çalışması yasal düzenlemelerle
engellenecektir.

                                                               93
   89   90   91   92   93   94   95   96   97   98   99