Page 93 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 93
tarih çevresi
milyona yakın doğrudan ve dolaylı çalışan bulunmaktadır. Diğer taraftan Avrupa’da 12,5 milyon çalışanın
olduğu otomotiv sektörünün toplam işgücünün % 5,7’sini barındırdığı ve istihdam açısından AB’ye önemli
katkılar sağladığı görülmektedir. 2016 verilerine göre Türkiye’de imalat sanayiinde istihdam edilen işgücünün
% 5,5’lik oranla otomotiv sektöründe olduğu belirtilmektedir.12
Otomotiv sektörü, alıcısı ve tedarikçisi olduğu sektörlerde yarattığı istihdamın ötesinde, pazarlama, lojistik,
bayilik, satış sonrası, finans, sigorta, akaryakıt, eğitim, turizm, spor, eğlence gibi alanlarda da geniş istihdam
olanakları yaratmaktadır. Otomotiv sektörü, hem imalat sanayii hem de hizmet sektöründeki geniş istihdam
olanaklarıyla, ekonomilere sağladığı katma değerin yanı sıra en büyük toplumsal sorunlardan biri olan işsizliğin
azaltılmasında büyük rol oynamaktadır. Otomotiv sektörü bu önemli rolüyle, daha önce de belirtildiği gibi,
gelişmiş ülkeler de dâhil olmak üzere birçok ülke için kronik hale gelen işsizlik sorununun yarattığı toplumsal
baskılar karşısında, ekonomik gerekçelerle ülke dışına kaydırılan bazı sektör birimlerinin tekrar merkeze
çekilmesi politikalarını gündeme taşımaktadır. Üretici firmalar açısından, otomotiv sektöründe ağırlığı giderek
artan, yapay zekâ, yazılım, donanım ve Ar-Ge gibi bilimsel ve teknolojik bileşimi yüksek etkinliklerin çevre
ülkelere aktarılmasındaki risk ve zorluklar da söz konusu politikalara destek vermektedir.
Otomotiv sektörünün yarattığı istihdam kapasitesinin içinde yüksek nitelikli işgücünün payı giderek
artacaktır. Otomotiv üretimi ve teknolojilerinde yaşanan devrim niteliğindeki dönüşümler sonucunda, sektörde
istihdam edilecek insan kaynağından, yapay zekâ, siber sistemler, tasarım, Ar-Ge, yazılım, donanım, internet,
iletişim, elektrik, elektronik, mekatronik, veri uzmanlığı gibi disiplinlerde üst düzeyde yeterlilikler beklenecektir.
Otomotiv teknolojisinde payı giderek azalan mekanik sistemlere ilişkin yeterliliklere daha az gereksinim
duyulacaktır. İstihdam oranları, nitelikli insan kaynağı lehine değişim gösterecek, nitelikli emek için yeni
istidam fırsatları artarken, niteliksiz ya da değişime uyum gösteremeyen emek ve meslek türleri elenecektir.
Fosil yakıtlı (içten yanmalı) motor kullanan araçlar için hizmet veren her türlü, satış, servis, bakım, onarım,
yedek parça, yan sanayi vb. işletmeler elektrikli araçların yaygınlaşma hızı ve fosil yakıtlı araç kullanımını
sınırlayan politikaların seyrine bağlı olarak iş ve istihdam potansiyellerini kaybedecektir. Fosil yakıtlı araçlara
yönelik olarak çalışan, akaryakıt şirketleri; imalatçı ana firmalar; tedarikçiler; bakım ve onarım hizmeti veren
servisler; motor, rektifiye (yenileştirme), radyatör, turboşarj, süperşarj, katalitik konvertör, egzoz, şanzıman
(transmisyon), klasik oto elektrik, lpg dönüşümü gibi alt alanlarda hizmet veren esnaf işletmeleri yeni
teknolojilere uyum gösteremezlerse, giderek işlerini yitirecek, hizmetleri sonucunda elde edecekleri katma
değer de azalacaktır. Sözü edilen işletmelerde çalışan işgücü de bu gelişmelerden olumsuz etkilenecektir. Bunun
karşısında, yeni teknolojilere uyum gösteren insan kaynağı ve işletmeler için yeni fırsatlar doğacaktır. Bu süreç,
yeni teknolojiler lehine teşvik ve kısıtlamaların olduğu gelişmiş ülkelerde daha hızlı; teşvik ve kısıtlamalara
kısa vadede başvurma güç ve iradesine sahip olamayacak az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde ise daha
yavaş işleyecektir. Bu konuda, 1970’li yıllarda elektronik yakıt enjeksiyon sistemlerinin yaygınlaşmasıyla
birlikte, karbüratör üretimi, bakımı, onarımı üzerinde çalışan işletmelerin kısa zamanda ortadan kalkması örnek
92

