Page 88 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 88

tarih çevresi

     Fosil yakıtlı araçlarda yakıt deposu dakikalar içinde doldurulabilir. Bir depo yakıtla, benzinli otomobiller
800-900 km, dizel otomobiller ise 1000-1100 km civarında yol yapabilir. EV araçların menzili bataryaların
kapasitesiyle sınırlıdır. EV araçların bataryalarının mutlaka dış elektrik kaynağından şarj edilmesi gerekir. EV
araçlarda yaygın olarak, kurşun-asit, lityum-iyon (Li-Ion), nikel-metal-hidrid (NiMH), nikel-kadmiyum (NiCd),
katı hal (SSB), nikel manganez kobalt (NMC), lityum demir fosfat (LFP) gibi bataryalar kullanılmaktadır. Bu
bataryalar, maliyet, kapasite, şarj süresi, ağırlık, geri dönüşüm gibi özellikler açısından farlılıklar gösterir. EV
araçların bataryalarının şarjı, 20-30 dk’lık hızlı şarj uygulamaları olmakla birlikte, normal koşullarda şarj gücüne
bağlı olarak yaklaşık 5-10 saat gibi uzun sürelerde yapılabilmektedir. Bataryaların şarj döngüsü arttıkça
kapasiteleri de doğal olarak azalmaktadır.

     EV araçların menzilleri, bataryaların türü ve kapasitesi, kullanılan teknoloji ve donanımlar, yol, yük ve
iklim koşulları gibi özelliklere bağlı olarak ortalama 100-600 km arasında değişiklik gösterebilmektedir. Bu
menzillerin üzerinde menzile sahip olduğu söylenen EV araçlar yeterince yaygınlaşamamıştır. Yukarıda
belirtilen ortalama menzillere sahip EV araçlar günümüzde hem menzil hem de yakıt/enerji ikmal süresi
açısından klasik fosil yakıtlı ve melez (hibrit) HEV araçlara henüz rakip olamamaktadır. EV araçlar bu yönleriyle
bugün daha çok “ikinci araç” olarak ya da şehir içi ulaşım gibi kısa mesafeli kullanımlar için tercih edilmektedir.
Ayrıca günümüzde Türkiye’de, şarj istasyonları ve şarj ünitelerinin sayıları da tüm bölgelerde yeterli düzeye
erişmemiştir. Yerleşim yerleri, siteler, binalar, evler ve diğer mekânlarda özellikle de kırsal kesim ve küçük
yerleşim bölgelerindeki elektrik alt yapısının EV araçlara uygun olmayan yapısı, bu konuda teknik ve yasal
düzenlemelerin henüz yapılmamış olması Ülkemizdeki EV araç sektörü için büyük sorun oluşturmaktadır. Bu
sorun birkaç gelişmiş ülke hariç dünya genelinde de yaşanmaktadır. Yerleşim alanlarındaki elektrik alt yapısının
kısa vadede EV araç sektörünün gelişme hızına paralel olarak dönüştürülmesi, hem maliyet, hem teknik, hem
de yetişmiş insangücü potansiyeli açısından oldukça zor görünmektedir. Bu nedenle eğer ülke çapında hızlı
çözümler geliştirilmezse EV araçların sayısı arttıkça şarj alt yapısına ilişkin sorunların daha da artacağı
öngörülebilir. Bunlara ek olarak elektrik üretiminin de artan ihtiyaca uygun olarak arttırılması gerekecektir.
Elektrik üretiminin yeterince arttırılamaması durumunda elektrik tüketiminin karşılanamaması sorunu
kaçınılmaz olacaktır. Ayrıca elektrik üretiminin, Türkiye’de olduğu gibi, petrol, doğal gaz gibi dışa bağımlık
yaratan enerji kaynaklarıyla ya da çevreye son derece zararlı, hidroelektrik, termik, nükleer santral gibi
teknolojilerle yapılması makro düzeyde büyük, stratejik, ekonomik ve ekolojik sorunlara yol açacaktır.

     Otomotiv sektöründe EV araçların şarj sorununu çözmek amacıyla üzerinde çalışılan bir diğer önemli
konu, Resim 5’te görüldüğü gibi karayollarında araç hareket halindeyken bataryalarının şarjını sağlayan özel
şeritlerin (Electric Vehicles Charging Lane) geliştirilmesidir. Bu özel şeritler, elektrik enerjisini yolun altına
gömülü metal bobinlerden EV aracın altındaki özel bir alıcıya kablosuz (wireless) ve endüktif şarj yoluyla
aktarma ilkesine göre çalışır.

                                                               87
   83   84   85   86   87   88   89   90   91   92   93