Page 68 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 68
tarih çevresi
Türk otomotiv tarihinde bugün de faaliyetlerini sürdürmekte olan “Otomotiv Sanayii Derneği” 1974
yılında kurulmuştur. Kuruluşun en önemli amacı ülkemizde üretilen kamyon, kamyonet, treyler çekicisi, traktör,
otobüs, minibüs ve otomobil gibi çeşitli motorlu kara taşıt araçlarının üretimini ve sanayisini geliştirmeye
hizmet etmek olarak tanımlanmıştır.
1980’lere kadar süren ithal ikamesi politikaları sonucunda otomotiv sektörü iç piyasaya dönük çok sayıda
firmadan oluşan bir yapı içinde varlıklarını sürdürmüşlerdir. 1980’li yıllarda benimsenen liberal ekonomi
politikaları ile beraber, sektörün dışa açık, modern teknoloji kullanan, ekonomik ölçeklerde üretim yapabilen,
fiyat ve kalite açısından uluslararası rekabet gücüne erişmiş bir konuma gelmesi hedeflenmiştir. Ancak bu yıllar
içinde de korumacı politikaların devam etmesi ile üretimde istikrarlı bir artış sağlanmasına rağmen sektör yurtiçi
pazarına dönük, az sayıda ürün çeşitliliğinde bir üretim biçimi gerçekleştirmiştir (Bedir, 2002).
1990’lı yılların başlarında özellikle otomobildeki talebin istikrarlı artışı, ana ve yan sanayide çok yoğun
yatırımlar yapılmasını sağlamıştır. Kapasite artışı yanında özellikle rekabet için teknoloji yenileme ve yeni
model yatırımları ile Ar-Ge çalışmaları bu dönemde büyük hız kazanmıştır. Bu yıllarda otomotiv sektörü tam
rekabet ortamına geçiş için radikal değişimler yaşarken yeni ve güncel araç üretimine dönük yatırımların teşviki
ile ihracata yönelik rekabetçi bir sanayi niteliğini kazanmıştır (DPT, 2007).
Aynı dönem içerisinde Türkiye’de gerçekleştirilen en büyük Türk-Japon ortaklığı olarak Sabancı Holding,
Toyota Motor Corporation ile başlattığı girişimler sonucunda 1994 yılında Adapazarı’nda Toyota-Sabancı
Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. kurulmuştur.
1996-2000 yılları arasında geçerli olan 7. Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde Gümrük Birliği
Antlaşması da yürürlüğe girmiş ve yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. Dünya ile bütünleşme politikalarına
uygun olarak desteklenen ve teknoloji transferinin önemli bir aracı olan yabancı sermayenin ülkeye girişi bu
plan döneminde devam etmiştir. Bu yıllarda özellikle yeni ve güncel model araç üretimine yönelik yatırımlar
teşvik edilmiştir. Bu yolla otomotiv sanayisi teşvikte tercih edilen sektörler kapsamına alınmış, teknoloji ithali
ve yabancı sermaye ortaklıkları kolaylaştırılmış ve desteklenmiştir (Tiryakioğlu, 2004).
Türk Otomotiv Sektöründe Yerli Tasarım Çalışmaları ve Marka Yaratma Çabaları
1961 yılında cumhurbaşkanı Cemal Gürsel talimatı ile Türkiye’de yerli otomobil çalışmalarını başlatmak
üzere Eskişehir Devlet Demir Yolları atölyelerinde “Türk malı otomobil” üretimi için 20 dolayında mühendis
görevlendirilmiştir. Ankara’da düzenlenen toplantıda yapılan tanıma göre, “ordunun cadde binek otomobil
ihtiyacını karşılayacak” bir araç tasarımı TCDD işletmelerine verilmişti. Otomobilin 4,5 ay gibi kısa bir sürede
bitirilerek 29 Ekim 1961 kutlamalarında Ankara’da olacak şekilde üretiminin yetiştirilmesi planlanmıştı. Projeye
TCDD’nin görevlendirilmiş olmasında, Ankara, Sivas, Adapazarı ve Eskişehir’deki fabrikalarıyla önemli teknik
personel ve yetişmiş eleman bulundurması önemli bir etken olarak görülmektedir (Url-1).
67

