Page 72 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 72
tarih çevresi
Böcek sunduğu “çok amaçlı bir platform“ kavramının uygulamaya geçirilemediği bir proje olmuştur.
STC 16 gibi o da zamanının ötesinde bir otomobil olarak tanımlanabilir ve ülke şartlarından dolayı geniş
kitlelere satılamamıştır. 1975‘te 202, 1977‘de 1 adet üretildikten sonra üretimden kalkmıştır.
Koç Holding Araştırma ve Geliştirme Merkezi tarafından yürütülen en önemli binek otomobili tasarımı
çalışmalarından biri “Çağdaş“ projesidir. “Hem Türkiye’nin coğrafi ve sosyal yapısına uygun olarak hem de
batıdaki otomobillerin teknik üstünlükleri göz önünde tutularak geliştirilmiş“ olarak nitelendirilen Çağdaş, yeni
bir Anadol olarak tasarlanmıştır. 1980-1981 yıllarında üretime geçirilmesi planlanan ve basından da olumlu
tepkiler alan Çağdaş‘ın, dönemin ekonomik ve siyasi koşullarının elverişsiz oluşu nedeniyle hiçbir zaman
üretime geçemeyip prototip aşamasında kaldığı bilinmektedir.
70lerde yaşanan petrol krizi, petrol türevli fiberglasın pahalılaşmasına ve Anadol’un üretim maliyetlerinin
artmasına neden olmuş ve Anadol üretiminin üretici açısından ticari bir katkısı kalmamıştır. Bu arada Tofaş
“kuş serisi” ile çıkış yakalamış, Renault ise motor aksesuarlarıyla kendini göstermiştir. Ayrıca piyasaya yabancı
otomobiller de girmeye başlar. Bu dönemde Otosan, Ford Taunus üretme kararı alır. Satış miktarları iyice düşen
Anadol markası, 1984 yılında üretimden tamamen kalkmıştır.
Mühendislik ve tasarım açısından Türk otomotiv endüstrisinin belirli bir birikimi ve teknik düzeyi
yakalamış olduğu gerçeği ile birlikte 2000’lerden itibaren Türkiye’nin otomotiv sektörü, özellikle Avrupa’ya
yapılan ihracata dayalı üretimle büyümeye devam etmiştir. Ford Otosan, Oyak Renault, Tofaş ve Hyundai Assan
gibi üretim merkezleri, Türkiye’yi küresel markaların önemli bir üretim üssü haline getirmiştir. Yan sanayinin
gelişimiyle birlikte sektör, hem istihdam hem de ihracat açısından ülke ekonomisinin temel taşlarından biri
olmuştur. Bu süreçte Türkiye’nin uzun süre sonuçsuz kalan kendi markasını yaratma hedefini kapatmak
amacıyla 2018’de devlet teşvikleriyle desteklenen ve Türkiye’nin önde gelen sanayi gruplarının oluşturduğu
bir konsorsiyum çatısında kurulan Togg, elektrikli otomobil odağıyla 2022’de seri üretime geçmiştir. Bugün
Togg, Türkiye’nin küresel otomotivde yalnızca üretim üssü değil, aynı zamanda yerli girişim ve marka sahibi
bir aktör olma iddiasını temsil etmektedir. Bununla birlikte, küresel rekabette Çin ve Avrupa merkezli devlerin
teknoloji, ölçek ve marka gücü karşısında dezavantajları bulunurken; devlet desteği, büyüyen iç pazar ve
Avrupa’ya yakınlığı Türkiye’nin elindeki önemli avantajlar arasında yer almaktadır.
71

