Page 25 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 25

tarih çevresi

gözlemlenebileceği özgün bir örnek sunar. 19. yüzyıl boyunca siyasi, askeri ve ekonomik baskılarla
karşı karşıya kalan Osmanlı Devleti, uluslararası sergileri bir yandan modernleşme çabalarını
meşrulaştırmak, öte yandan ise imparatorluğun halen dünya sahnesinde güçlü bir aktör olduğunu
vurgulamak için kullanır. Londra, Paris, Viyana ve Chicago gibi merkezlerde düzenlenen sergilere
katılımları ile Osmanlı Devleti kendi temsilini garanti altına alır, ancak bu temsil çoğu zaman bir
kurmacadan ibarettir. Osmanlı’nın evrensel sergilerde ortaya koyduğu refah aslında yapmacadır, çünkü
İmparatorluk son yüzyılının büyük bir bölümünü ekonomik sıkıntılar içinde geçirir, nitekim bu
sergilerin masrafları devleti daha da borca sokar.3 Ancak Osmanlı Devleti Avrupa’ya karşı aşağıda
kalmak istemez, yeri gelir kendi uluslararası sergisini düzenler,4 yeri gelir dışarıdan borç alarak
sergilere katılımını sürdürür. Dolayısıyla Osmanlı pavyonlarında sergilenen öğeler, ki bunlar mimari
unsurlar, el sanatları işleri, tekstil örnekleri ve tarım ürünleri gibi geniş bir yelpazededir, devletin
egzotik Doğu’nun güçlü İslam imparatorluğu temsilini desteklemek için kullanılır. Ortaya çıkan temsil
çelişkilidir. Osmanlı Devleti kendini bir yandan Avrupa’nın bir parçası olma iddiası, diğer yandan
Avrupa’dan farklılığını vurgulama çelişkisi içinde bulur.

       Bu makale, Osmanlı İmparatorluğu’nun katıldığı uluslararası sergileri kadın sanatçıların temsili
üzerinden yeniden düşünmeyi amaçlamaktadır. Nitekim uluslararası sergilerin ortaya çıktığı ve ivme
kazandığı yıllarda kadınların kamusal alandaki görünürlüğü hem Avrupa’da hem de Osmanlı
coğrafyasında son derece kısıtlıdır. Kültürel, sanatsal ve politik alanlar büyük ölçüde erkek merkezci
bir perspektif ile şekillenmiş, kadınların üretimleri çoğunlukla özel alana kısıtlanmıştır. Oysa
uluslararası sergiler yalnızca erkeklerin oyun alanı değildir. Aksine, kadınlar bu sergilerde kimi zaman
el işleri ve çeşitli ikincil sanat formları ile dolaylı, kimi zaman ise sergiledikleri sanat eserleri ile
doğrudan yer almışlardır. Kadınların uluslararası sergilerdeki varlığı, yalnızca sanatsal bir mesele
değildir, bu varlık aynı zamanda toplumsal cinsiyet, modernleşme ve temsil politikalarıyla da yakından
ilişkilidir. Sergilerdeki Osmanlı kadınları, imparatorluğun dışarıya karşı olan modernite iddiasını
destekler, ancak ülke içinde bu varlık görmezden gelinir. Osmanlı’nın uluslararası sergilere katılımı
dönemin gazete küpürlerinde veya daha sonra konuyla ilgili yazılan makalelerde etraflıca tartışılmışsa
da bu yazılarda kadınların adına yok denecek kadar az rastlanır. Sergiler imparatorluğun Batı
karşısındaki konumunu güçlendirme çabası, modernleşme iddiasının bir göstergesi veya kültürel temsil
stratejisi olarak çokça yorumlanır, ancak sanatçı kadınların rolü çoğu zaman tartışılmaz veya

3 Gizem Bengisu Erenler, ‘Osmanlı İmparatorluğu’nun Evrensel Sergilere Katılımı ve Kültürel Sonuçlarının
Müzeciliğin Gelişmesindeki Rolü’ (Yüksek Lisans Tezi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler En-
stitüsü, 2022), 2-3.
4 Sergi-i Umumi-i Osmani, 1863, İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu.

                                                               24
   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30