Page 7 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 7
tarih çevresi
hattı kullanılmıştır. Ancak ülkenin durumuna nazaran bu hatlar yeterli görülmemiştir6. Ayrıca az gelişmiş
durumdaki nakliyat, Türkiye sanayisinin de istenilen düzeylere gelememesinde önemli bir unsur olmuştur.
Türkiye’de 1924 yılında demiryollarının büyük çoğunluğu yabancı sermayenin mülkiyetinde bulunmuştur. Bu
demiryolları, yabancılar tarafından daha çok stratejik ulaştırma yolları olarak yapılmıştır ve bunlardan asıl
maksat, besin maddeleri ile ham maddelerinin daha kolay yollardan yabancı ülkelere ihracatı olmuştur.
Böylelikle bu amaçla yapılmış yolların iç mal mübadelesini nasıl karşılayacağı7 da önemli bir soru halini
almıştır.
Dünyada Otomobil Sektörünün Tarihsel Seyri
Sanayi İnkılâbının başat gücü olan buharın, zamanla bir çok mühendis tarafından oldukça farklı bir
alanda kullanılması, otomobilin doğuşunu sağlamıştır. Bu mühendisler, at arabalarına motor monte etmek
suretiyle arabanın kendi kendisine hareket etmesini sağlayarak büyük başarıya imza atmışlardır. Onların bu
çalışmaları teknoloji alanına otomobil kavramını kazandırmıştır. İlk önceleri buharla çalışan motorlara sahip
olan otomobiller, teknolojik gelişmelerle birlikte benzinle çalışan motorlara kavuşmuşlardır. Bu gelişme, sanayi
alanında büyük bir devrimi ifade etmektedir. Zira 20. yüzyılın ortalarına kadar Sanayi Çağı’nı altı sanayi dalgası
olarak belirlemiş olan Hans Freyer’e göre altıncı sanayi dalgası, “Benzin Motoru Çağı”dır. 1889 yılında Paris’te
ilk otomobil sergisi açılmış, 1894 yılında ise ilk uluslar arası otomobil yarışması yapılmıştır. Bu dalgayla,
ulaştırma alanında büyük bir gelişme kaydedilmiş hatta gökleri fethetmek mümkün olmuştur8. Benzinin ilk kez
kullanımını takip eden yüzyıl içinde ise benzin yakıtlı içten yanmalı motorlarla çalışan otomobiller, sanayileşmiş
ülkelerin halklarının ana ulaşım araçları halini almıştır9.
İnsanlık açısından son derece faydalı görülen otomobil gerçeği, kısa bir zaman içerisinde şehirlerin ve
toplumların yapısını da değiştirmiştir10.
Buharla çalışan otomobil için ilk deneyin, 1771 yılında Fransız mühendis Cagnot tarafından üç
tekerlekli bir araba üzerinde yapılmış olduğu bilinmektedir. İngiltere’de sırasıyla Griffith (1821), Hill (1824),
6 Dönem itibariyle mevcut şimendiferlerle hatların her birinin uzunlukları ve deniz seviyesinden yüksekliklerini gösteren
tablo için bknz: Türk Ticaret Salnamesi, s. 97.
7 Y. R. Rozaliev, Türkiye Sanayi Proletaryası, (Türkçesi Güneş Bozkaya), Yar Yay., İstanbul 1978, s.23.
8 M. Rami Ayas’ın, Hans Freyer’in Sanayi Çağı isimli eserine yazmış olduğu önsözden (Hans Freyer, Sanayi Çağı, Haz.
M. Rami Ayas, (Çev. Bedia Akarsu, Hüseyin Batuhan), Doğu Batı Yay., Ankara 2014, s. 13).
9 Peter Freund, George Martin, Otomobilin Ekolojisi, Ayrıntı Yay., İstanbul 1996, s.15.
10 Teknoloji ile özgürlük konusunu tartışan ayrıca endüstriyel teknolojik sisteme cepheden bir reddiye ve manifesto niteliği
taşıyan eserinde Ted Kazcynski, motorlu araçların yaygınlaşması konusunu son derece farklı bir perspektifte ele alarak şu
tespitlerde bulunmuştur: “Özgürlüğü tehdit etmiyor gözüken teknolojik bir ilerleme, sıklıkla, özgürlüğü sonradan çok ciddi
olarak tehdit eder. Örneğin motorize ulaşımı düşünün. Yürüyen bir insan daha önce istediği yere, trafik düzenlemelerine
takılmadan istediği hızla gidebilirdi ve teknolojik destek sistemlerine de bağlı değildi. Motorlu araçlar ortaya çıktığında
insanın özgürlüğünü arttırıyor gibi görünüyorlardı. Yürüyen insanın özgürlüğünü elinden almıyorlardı, kimse istemediği
halde araba almak zorunda değildi ve araba almayı seçen bir insan, yürüyen bir insandan çok daha hızlı ve çok daha
uzun mesafede yol alabiliyordu. Ancak, motorize ulaşım kısa sürede toplumu öyle bir değiştirdi ki, insanın hareket özgür-
lüğü büyük oranda kısıtlandı. Araba sayısı arttıkça, kullanımını yaygın bir biçimde denetlemek gerekli oldu” (Ted
Kazcynski, Sanayi Toplumu ve Geleceği, Kaos Yay., İstanbul 1996, s.38).
6

